Blogda Aramak İçin TIKLAYINIZ

Edebiyat ve Gerçeklik Nedir, Tanımı, Özellikleri


Edebiyat ve Gerçeklik Nedir, Tanımı, Özellikleri




Edebiyatla gerçeklik ilişkisi, edebiyat bilimcilerin hep tartıştıkları bir konudur. Gerçeklikle


ilişkisi açısından en uç metinlerde bile bir gerçek duygusu uyandırılmaya çalışılır. Bu bağlamda


Umberto Eco, inançsızlığın askıya alınmasından söz ederken haksız sayılmaz. Edebiyattaki


gerçeklik, kurmaca gerçekliktir, belki buna edebiyatın gerçekliği de denebilir.


Gerçekten de bizim iklimimiz içinde edebiyat gerçekliğinin hem tartışılmaya hem de


vurgulanmaya epey ihtiyacı vardır. Edebiyat gerçekliği bambaşka bir gerçekliktir. Edebiyat ve


sanat gerçeğin üstünü büsbütün örtüp onu yok etmese de onu yerinden etmeyi, onu bozmayı


ve başkalaştırmayı dener. Edebiyattaki benzetmelerin amacı da gerçekten uzaklaşmak veya


gerçeği başkalaştırmak olarak görülebilir.


Yazarın ve şairin yapması gereken yalnızca gerçeğe ayna tutup onu olduğu gibi


yansıtmak değildir, “gerçeğe gerçek dışı bir ana kara eklemektir. Yazar (Lâtince) auctor, yani


‘artıran kimse’ sözcüğünden türemiştir. Lâtinler yeni toprak fethederek yurduna katan


komutanlara böyle derlerdi." (Gasset, 1992, 165) O zaman genel olarak sanatçılar bildik


dünyayı genişletip güzelleştirirler. Tanpınar’ın Bursa’da Zaman şiirini veya Beş fiehir’ini okuyup


o beş şehirde dolaşmak herhâlde oradaki bildik yapıları, Ulucami’nin şadırvanını başka bir


gözle görmeye yarar. ‘Monet Île de France’ın nilüferlerini resmedince nilüferler daha da


büyümüş ve güzelleşmiştir.’ O zaman sanatın ve edebiyatın bildik dünyaya estetik bir boyut


kazandırdığını ve onu güzelleştirdiğini söylemek mümkündür. Sanatın ve edebiyatın


sağladıklarından biri de farkındalık duygusudur. Sanat ve edebiyat bize farkına varamadığımız


güzellikleri gösterir.


Edebiyat metni, gerçekten ne kadar kopmaya çalışırsa bir yandan gerçekle ilişkisini


sürdürür. Ama bu ilgiyi doğru anlamak gerekir. Gerçekten büsbütün kopuk bir metnin anlamına


hiç kimse ulaşamaz. Kimsenin anlamına ulaşamadığı bir metin tasarlamak güçtür. Her metin


sonuçta bir dil ürünüdür ve dil ürünlerinin de bir anlamı vardır. Ancak insanın dünya bilgisinden


kopuk anlam yoktur. Anlamın insanın dünya bilgisiyle mutlaka bağlantısı vardır.


Mehmet AYDIN

*
Academics Art History  Blogs - BlogCatalog Blog DirectoryAcademics Blogs - Blog Top Sites