Blogda Aramak İçin TIKLAYINIZ

Fiziki Coğrafya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fiziki Coğrafya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

akdeniz bolgesi nufus ve ekonomi

NÜFUS ve YERLEŞME
2000 nüfus sayımına göre, bölgede 8 706 005 kişi bulunmaktadır. Nüfus sayısı bakımından dördüncü sırada yer alır. Nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının altındadır.Akdeniz Bölgesi'nde nüfusun %70'i Adana Bölümü'nde toplanmıştır.
Bu Durumun Başlıca Nedenleri;  
  • Zengin tarım alanı olan Çukurova'nın varlığı,
  • Çukurova'da tarım ürünleri işleyen sanayi kuruluşlarının fazlalığı,  
  • Adana Bölümü'nün iç kesimlerle bağlantısının düzgün olmasıdır.
Adana Bölümü'nde Adana, Mersin, İskenderun, Antakya, Kahraman  Maraş, Tarsus, Kilis, Kozan, Kadirli, Osmaniye gibi büyük il ve ilçelerde sanayi, tarım ve ticaretin aktif olması nüfusun artmasına neden olmuştur.
Antalya Bölümü'nde ise nüfus, bölge nüfusunun %30  unu oluşturur.
Çünkü;  
  • Antalya Ovası Çukurova kadar verimli değildir.
  • Kalkerli kayaların varlığıyla karstlaşma, tarım hayatını olumsuz yönde etkilemektedir.
  • Antalya Bölümü'nde ulaşım fazla gelişmemiştir. Burdur ve Isparta yöresi demir yoluyla Ege Bölgesi'ne bağlanmış ve İzmir'in ard bölgesi durumuna gelmiştir.
  • Antalya  Bölümü'ne  bağlı kıyı ovalarının, son yıllarda turizm faaliyetlerine bağlı olarak nüfusu artmaktadır.
Buna  karşılık toplu yerleşme daha fazladır. Ancak suyun  bol olduğu yörelerde dağınık yerleşmeye rastlanır. Bölgenin kıyı ovalarında turistik tesislerin yaygınlığından dolayı dağınık yerleşme hakimdir. Bölgede köy ve kasaba evlerinin yapı malzemesini daha  çok kalker taşları oluşturur.
Akdeniz Bölgesi nüfus yoğunluğu açısından Türkiye ortalamasının altında bir durum gösterir. Bunun en önemli nedeni bölgenin %90'ını işgal eden Toroslar'dır.
Toroslar, Teke ve  Taşeli Yöresi Türkiye'nin en seyrek nüfuslu yerlerindendir.  
Çukurova'da nüfus yaz mevsiminde artmaktadır. Bu  artışta tarım işçilerine olan gereksinimin artması rol oynar.

TARIM
Bölgede tarım alanları sınırlı olmasına rağmen kıyı şeridinde en önemli ekonomik etkinlik tarımdır. En önemli tarım alanları başta Çukurova olmak üzere Amik ve Antalya ovalarıdır.
İklim özellikleri tarımsal yaşamı şekillendirir. Tarım alanlarından  yıl içinde birden çok ürün alma bakımından  en elverişli koşullara sahip olan bölgemizdir.
Bölgede  yetiştirilen başlıca tarım ürünleri şunlardır:
Buğday
Bölgenin hemen  her tarafında yetiştirilir. Çukurova'da pamuk ekilmeyen alanlarda da ekilir.
Pirinç
Hatay'da Amik Ovası'nda, K. Maraş çevresinde ve  Silifke civarında yetiştirilir.
Pamuk
Başta Çukurova olmak üzere diğer kıyı ovalarında  yetiştirilir. 
Tütün
Göller Yöresi'nde ve Hatay çevresinde yetiştirilir.
Gül
Özellikle Isparta ve Burdur çevresinde tarımı yapılır.
Turunçgiller
Kıyı boyunca Finike, Antalya, Alanya, Anamur,  Silifke, Mersin, ve Dörtyol'da yetiştirilir. 
Muz
Alanya ve Anamur çevresinde yetiştirilir. Türkiye'de yetiştirilen muzun tamamı bölgeden karşılanır
Haşhaş  ve şekerpancarı
Özellikle Göller Yöresi'nin ürünleridir.  
 Zeytin ve üzüm
 Kıyı şeridinde hemen her yerde yetiştirilir. Ancak bölge halkı daha kârlı olan pamuk  üretimine önem verdiği için zeytincilik ve bağcılık fazla gelişememiştir.  
Bölge soya fasulyesi, yer fıstığı ve mısır üretiminde de Türkiye'de ilk sıradadır.  
Seracılığın en yaygın olduğu bölge Akdeniz Bölgesi'dir. Bölgede kış sıcaklığının sıfır derecenin altına düşmemesi turfanda sebze ve meyveciliğin gelişmesine yol açmıştır. Mersin - Antalya kıyı şeridi turfanda sebzeciliğin en yaygın olduğu yerdir.
Akdeniz Bölgesi'nde hayvancılık fazla gelişmemiştir. Sığır, koyun ve keçi Toroslar'da yaylacılık sistemiyle yetiştirilir. Hayvanlardan en yaygın olanı kılkeçisidir. Çünkü bu hayvan  Toroslar'ın sarp yamaçlarında yaşamını kolayca sürdürür.  
SANAYİ
Adana  Bölümü'nde sanayi daha fazla gelişmiştir. Adana Bölümü'nde dokuma, tütün, gıda, kimya, tarım araçları, çimento, madeni eşya, cam ve tuğla fabrikaları vardır.  
Mersin, önemli bir liman kentidir. Bu ilimizde, Ataş petrol rafinerisi bulunur.
Antalya'da ferro - krom tesisleri, yağ fabrikaları bulunur.
Isparta'da gülyağı fabrikaları, çimento fabrikası, tarım araçları yapım merkezleri ve halı fabrikası bulunur.
Burdur'da gül yağı fabrikası, şeker fabrikası, tarım araçları fabrikası, süt ve yem fabrikaları yer alır.
YERALTI ZENGİNLİKLERİ
Krom    : Fethiye- Dalaman  ve  Adana (Aladağlar) çevresinde çıkarılır.
Barit   : Mersin ve Adana çevresinde çıkarılır.
Boksit(alüminyum): Batı Toroslar'da Seydişehir çevresinde çıkarılır.
Kükürt  : Keçiborlu (Isparta) çevresinde çıkarılır.
Demir  : Adana (Feke ve Saimbeyli) çevresinde  çıkarılır.
Asbest  : Doğu Akdeniz'de Hatay çevresinde çıkarılır.
TURİZM
Bölge turizmden elde edilen gelirler bakımından 3. sıradadır.
Burdur'da İnsuyu mağarası, Alanya'da Damlataş mağarası, Tarsus'ta Yedi uyuyanlar mağarası, Antalya yakınlarında Karain mağarası, Düden, Manavgat Kurşunlu  ve Tarsus şelaleri, Mersin'deki Cennet ve Cehennem   obrukları ve Dilek kuyu mağarası bölgede  yer alan ve turizm faaliyetlerine neden olan karstik şekillerdir.
Ayrıca yazın erken başlaması deniz turizminin de erken başlamasına ve gelişmesine neden olmuştur. Bütün Akdeniz kıyıları boyunca turistik tesisler kurulmuştur ve kurulmaktadır. Akdeniz  Bölgesi'nde Olimpos - Beydağları Sahil,Güllük Dağı (Termessos), Kovada Gölü, Kızıldağ, Köprülü Kanyon ve Karatepe - Aslantaş milli parkları bulunur.
Antalya'da her yıl düzenlenen Altın Portakal Film Festivali ile Mersin Moda ve Tekstil     Fuarı da önemli  turizm etkinliklerindendir.
BÖLÜMLERİ 
Antalya Bölümü
Taşeli Platosu'nun batısında kalır. Antalya Bölümü endüstriyel gelişim  bakımından  Adana   Bölümü'nden  daha geridedir. Bunun nedeni Antalya Bölümü'nün dağlık olması ve tarım yapılan ovaların azalmasıdır.  
Bozova,  Elmalı, Acıpayam, Tefenni gibi karstik ovalara sahiptir.  
Antalya Bölümü, Adana Bölümü'nü turizmde, seracılıkta ve yağış miktarında geçmiştir. Antalya Bölümü'nde  yeryüzü  şekillerinin etkisiyle tarım yapılan alanlar daha dardır. Dağları kıyıdan itibaren ani olarak dikleşir ve iç kısımlarla olan bağlantıyı zorlaştırır. Böylece bölgenin art bölgesi yok denecek kadar azdır. Bu da Antalya Bölümü'nde endüstriyel gelişimin, Adana Bölümü'nden daha geri olmasına neden olmuştur.
Turizm  potansiyeli bakımından Antalya Bölümü, Adana  Bölümü'nden çok önde gelir. Sanayi kuruluşlarının çokluğu yönüyle Adana Bölümü Antalya Bölümü'ne  göre  öndedir. Kıyı ovalarının genişliği yönüyle  değerlendirildiğinde Adana Bölümü'nde yer alan Çukurova'nın Antalya Ovası'ndan çok geniş olduğunu görürüz. Tarımın ve sanayinin yoğun olarak yapıldığı Adana Bölümü'nde nüfus daha yoğundur. Antalya ve Adana Bölümü iklim şartları bakımından benzerlik gösterir. Her iki bölümde karakteristik Akdeniz iklim koşulları görülür.
İklim özellikleri her iki bölümde  aynıdır.
Sulama suyu miktarı şartları itibariyle iki bölüm de aynı avantajlara sahiptir.  
Tarım alanlarının kullanış biçimi her iki bölümde benzerdir.
ADANA BÖLÜMÜ
Bölüm yüz ölçüm olarak Antalya Bölümünden daha büyüktür. Bölümde verimli ovalar geniş alan kaplar. Bölümün batısında bulunan Taşeli platosunun yüzeyi kireç taşlarından (kalker) oluşmuştur. Bu sebeple burada kireç taşlarının çözünmesi sonucu oluşmuş karstik şekiller  meydana gelmiştir. Başlıcaları; Cennet-Cehennem obrukları, Dilek kuyu mağarası, yedi uyuyanlar mağarası gibi.
Bölge nüfusunun yarıdan fazlası bu bölümdedir. Sebepleri : Verimli tarım  alanları, sanayinin gelişmiş olması ve ulaşım imkanlarının daha iyi olmasıdır. Bölümün en gelişmiş ili Adana'dır. Adana aynı zamanda Türkiye'nin 4. büyük kentidir. Adana  ;Tarım, sanayi,ticaret ve eğitim kentidir.
Bölümün en önemli ticaret merkezleri Adana ve Mersin'dir. Mersin'de yer alan serbest ticaret bölgesi ve Mersin Limanı bölüm ticaretinde önemli paya sahiptir.
Devamını Oku

*

akdeniz bolgesi iklimi ve bitki ortusu

İKLİM ve BİTKİ ÖRTÜSÜ  
Bölgede karakteristik Akdeniz iklimi görülür. Yazlar sıcak ve  kurak, kışlar ılık ve yağışlıdır. Yıllık sıcaklık ortalaması 18°C'dir. Kıyıda yıllık yağış miktarının 1000 mm  yi bulduğu yerler vardır. Akdeniz  kıyıları kış mevsiminin en ılık geçtiği bölgemizdir. Buna yol açan nedenler, nemlilik miktarı, güneş  ışınlarının düşme açısı ve Toros Dağları'nın doğrultusu ve yükseltisidir. Toroslar, kışın kuzeyden gelen soğuk  hava kütlelerinin kıyıya inmesini önler.
Yağış maksimumu  kış mevsimine rastlar.
Bölgedeki yaz kuraklığı ise, dinamik yüksek basınç alanlarının etkili olması, bölgenin alçalıcı hava hareketlerinin etkisine girmesinin sonucudur.
Kıyıdan itibaren yükseldikçe sıcaklık düşmekte, yağış miktarı artmaktadır.  
Denize dönük  yamaçların etekleri bol yağış alır. Batıda Antalya çevresi doğuda, Hatay,  Dörtyol, Osmaniye,  Kadirli, Bahçe çevresi 1000 mm civarında yağış alır. Oysa ovadaki Mersin ve Adana çevresi 600 - 700 mm yağış almaktadır.
Karasallaşmanın belirgin olduğu yerler, bölgenin batı kesiminde genişler. Göller yöresi ve Teke yöresi karasallığın en belirgin olduğu yerlerdir. Sıcaklık farkları artar, kışlar daha uzun sürer.
Akdeniz Bölgesi'nde 700 - 800 m'ye kadar maki bitki örtüsü hakimdir. Maki, zeytin, mersin, defne, sakız ağacı, zakkum, keçiboynuzu, vb. kuraklığa dayanıklı bodur bitkilerden oluşur.
Bölgedeki ormanlar, makiden sonra başlar, 2400 m'ye kadar devam eder. Daha sonra dağ çayırları yer alır. Orman alanları üzerindeki dağ çayırları yazın kuraklığın etkisi ile kururlar.
Akdeniz  Bölgesi'nin iç kesimlerine doğru gidildikçe iklim karasallaşır. Özellikle Göller Yöresi'nde yıllık yağış miktarı ve kış sıcaklık değerleri düşmüştür.  

Devamını Oku

*

ic anadolu bolgesinin bolumleri

BÖLÜMLERİ
İç Anadolu Bölgesi dört bölüme ayrılır:  
Konya Bölümü  
Bölgenin ortasında geniş bir kapalı havzadır. Bura­da büyük ovalar, plato düzlükleri, Tuz Gölü, Akşehir ve Eber gölleri ile Karacadağ ve Karadağ volkanik dağları bulunur. Türkiye'nin en kurak bölümüdür. Nüfus bakımından bölgenin en tenha bölümüdür. Halk tarım ve hayvancılıkla uğraşır. Ülkemizin en önemli tahıl alanlarından birisidir. Konya, Aksaray ve Karaman bölümde yer alan illerdir.    
YUKARI SAKARYA BÖLÜMÜ 
Bölgenin kuzeybatı kısmını meydana getirir. Orta Kızılırmak boylarından İçbatı Anadolu'ya kadar uzanır. Yer şekilleri daha engebeli, iklimi biraz daha nemlidir.
Yıllık yağışlar 400 mm civarındadır. İklim ve ula­şım koşullarının elverişli olması nedeniyle, böl­genin en yoğun nüfuslu bölümüdür. Bölge nüfusunun yarıya yakını bu bölümdedir.
Batı Anadolu'yu iç bölgelere bağlayan yolların geçtiği önemli bir yerdedir. Bölümde Eskişehir ve Ankara illeri yer alır.
ORTA KIZILIRMAK BÖLÜMÜ 
İç Anadolu'nun, Çankırı'dan Toroslar'a kadar uzanan, içine Kızılırmak yayını alan kısmıdır. Alan bakımından bölgenin en büyük bölümüdür. Kuzey kesimi daha engebelidir.Güney kesiminde plato ve ova düzlükleri yaygındır. Ortada ise geniş Kızılırmak platosu bulunur. Erciyes volkanik dağı bu bölümde yer alır.
Tarım alanlarının oranı verimli volkanik topraklarla kaplı güney kesimden daha yüksektir. İç Anadolu'da kırsal nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu bölümdür. Kayseri, Niğde, Nevşehir, Kırşehir, Yozgat ve Kırıkkale bölüm içinde yer alan illerdir.
YUKARI KIZILIRMAK BÖLÜMÜ 
Bu bölüm Kızılırmak'ın, Karadeniz Bölgesi ile Doğu Anadolu arasına sokulan yukarı çığırını kaplar. İç Anadolu'nun en küçük, en engebeli bölümüdür.  
Dağlarla kuşatılmış bir havza görünümündedir. Engebeli olduğu için tarım alanlarının oranı daha düşüktür. Nüfusu seyrek, kentleşme oranı düşüktür. Bölgenin kışın en soğuk bölümü burasıdır. Bölümde Sivas ili bulunmaktadır. 
Devamını Oku

*

akdeniz bolgesi fiziki cografyası nasildir

AKDENİZ BÖLGESİ
 COĞRAFİ KONUMU
Bölge ismini güneyindeki Akdeniz'den alır. Ege Bölgesi ile olan sınırı Köyceğiz gölünün batısından başlayarak Sultan dağlarına kadar uzanır. Kuzeyde İç Anadolu Bölgesi'ne komşudur. Bölgeyi kuzeydoğudan Doğu Anadolu Bölgesi ve doğudan G.Doğu Anadolu Bölgesi çevreler.
Yurdumuzun güneyinde alan bakımından 4. büyük bölgemizdir
YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ   
 Bölgenin büyük bir kı smı Toros Dağları ve yüksek platolarla kaplıdır. Genel olarak engebeli ve dağlıktır. Toroslar, III. Jeolojik zamanda oluşmuş Alp – Himalaya sistemine bağlı genç kıvrım dağlarıdır. Batı ve Orta Toroslar bölge içinde geniş yer tutar.
 Batı Toroslar Antalya Körfezi'nin her iki yanında da yer alır. Bey Dağları, Çiçekbaba ve Barla Dağları Antalya Körfezi'nin batısında, güneybatı - kuzeydoğu yönünde uzanırlar. Sultan Dedegöl ve Geyik Dağları Antalya Körfezi'nin doğusunda kuzeybatı - güneydoğu yönlü uzanır.
Anamur Burnu'nun kuzeyinden başlayan Orta Toroslar, güneybatı - kuzeydoğu yönlü uzanan üç kütleden oluşur. Bunlar, Bolkar Dağları, Aladağlar, Tahtalı Dağları ve Binboğa Dağları'dır. Akdeniz Bölgesi'nde Toroslar'dan başka Hatay - K. Maraş istikametinde uzanan dağların oluşturduğu bir dış sıra halinde Nur (Amanos) Dağları uzanır.
Dağların kıyıya paralel uzanması, dalga aşındırmasının fazla olmasına ve kıyılarda yalıyarların (falezlerin) çokluğuna neden olmuştur.
Akdeniz Bölgesi'nde yer yer plato alanları bulunur. Bunlardan biri Antalya Körfezi'nin batısındaki Teke Platosu, diğeri de Anamur Burnu'nun gerisindeki Taşeli Plâtosu'dur. Antalya Körfezi'nin batısındaki dağlarla ve platolarla kaplı karstik arazi "Teke Yöresi" olarak adlandırılır. Teke Yöresi ve Taşeli Platosu bölgenin en tenha yerleridir.  
Türkiye'de karstik yapının yaygın olduğu yerlerde yağışın fazla olmasına karşın yeraltına sızmanın çok olması, yerüstü sularının zayıf olmasına yol açar. Bu nedenle de bu yerlerde nüfus yoğunluğu azdır.
Dağlar kıyıdan itibaren yükseldiği ve kıyıya paralel olduğu için iç kısımlarla ulaşım ancak bazı geçitlerle sağlanabilmektedir.
Bölgedeki başlıca geçitler şunlardır: Göller Yöresi'ni Antalya'ya bağlayan Çubuk geçidi, İç Anadolu'yu Silifke'ye bağlayan Sertavul geçidi, Amik Ovası'nı İskenderun'a, hatta Suriye'ye bağlayan Belen geçidi ve Çukurova'yı İç Anadolu'ya bağlayan Gülek geçididir.
Bu bölgedeki ovalar çöküntü alanlarında alüvyonların yığılması ile oluşmuş birikim alanlarıdır. Bu birikim alanlarından en önemlileri Çukurova delta ovası ile Hatay çukurluğundaki Amik ovasıdır. Akdeniz Bölgesi'nin batısında da kıyıda Antalya ovası ile Göller yöresinin küçük çöküntü ovaları bulunmaktadır.
Akdeniz Bölgesi genel olarak engebeli ve dağlıktır. Bölgenin  %  80'ini kıyıya paralel uzanan Toros Dağları ile yüksek platolar oluşturur. Bu durum, bölgede  nüfus dağılışını, kara ulaşımını, bitki örtüsünü, turizm çeşitliliğini çok etkiler. Sanayi ürünleri çeşitliliği ise bu durumdan en az etkilenir.
TOPRAK
Genel olarak yağış ve sıcaklığın yeterli olması, toprak içerisindeki demir bileşiklerinin daha hızlı oksitlenmesini sağlamıştır. buna bağlı olarak toprak kırmızımsı bir renk alır. Özellikle kireç taşlarının çatlaklı olması sonucunda hava ve su dolaşımı çok iyi gerçekleşir. bu ise kireç taşlarının bulunduğu sahalarda toprağın kızıllaşmasını daha da hızlandırır. Bunun sonucunda Akdeniz Bölgesi'nin  karstik arazilerinde kırmızımsı renkte terra rossa toprakları yaygındır.
AKARSU ve GÖLLER  
Bölgedeki akarsular düzensiz  rejime sahiptirler. Akarsu  rejiminin düzensiz olmasında çeşitli faktörlerin etkisi vardır. Bunlar:
  •   Bölgede etkili olan Akdeniz ikliminde yağışların  çoğu kış aylarında görülür. Yaz ayları ise çok sıcak ve kurak geçer. Bunun  sonucu  olarak akarsular kışın kabarır, yazın ise kuruyacak seviyeye gelir.
  •    Bölgede  karstik yeryüzü şekillerinin geniş yer  tuttuğu görülür. Bunun sonucu olarak, yağışlı mevsimlerde suyun bir kısmı yer altına sızarak akarsuların fazla kabarmasını önler. Yazın ise yeraltı suyunun akarsuya karışarak su seviyesinin alçalmasını az da olsa engellediği görülür.
Bölgenin en önemli akarsuları, Asi, Seyhan, Ceyhan, Göksu, Manavgat, Aksu ve Dalaman çayıdır.
Bölge göl bakımından zengindir. Batısında tektonik ve  karstik etkenlerle oluşan göllerin yer aldığı Göller Yöresi bulunmaktadır. Beyşehir, Eğirdir, Burdur, Acıgöl, Suğla, Söğüt, Salda, Elmalı ve Kovada  gölleri bulunur.
 Eğirdir Gölü tatlı su gölüdür. Bunun nedeni fazla sularını yer altından Aksu'ya ve dolayısıyla Akdeniz'e boşaltmasıdır. Bu göllerden Suğla Gölü, zaman  zaman kuruyacak derecede su kaybına uğrar.
Doğuda  Hatay yöresindeki Amik Gölü de, Asi nehrinin taşkınlarının bataklık şeklinde olduğu bir göldür. Bu  alan akarsuların getirdiği alüvyonlarla büyük ölçüde dolmuştur
Devamını Oku

*

ic bolgesinde nufus ozellikleri

NÜFUS ve YERLEŞME  
İç Anadolu Bölgesi, 2000 nüfus sayımına göre yaklaşık  11 608 868 kişilik nüfus büyüklüğüyle Marmara Bölgesi'nden sonra ikinci sırayı alır. Bu bölgenin nüfus yoğunluğu Türkiye nüfus yoğunluğu ortalamasının altındadır. İç Anadolu Bölgesi'nin nüfusu, bölgenin doğal koşullarının etkisine bağlı olarak, daha çok komşu bölgelere yakın yerlerdeki dağ eteklerinde yoğunlaşır. Bunun nedeni, sözü edilen kesimlerin daha yağışlı olması ve su kaynaklanın bol olmasıdır.  
Bölgedeki ovaların aldığı yağışın az olması, nüfuslanma ve yerleşmeyi engellemiştir. Düz ovalık kesimde nüfus yoğunluğu dağ eteklerine göre azdır. Toplu köy niteliğindeki kırsal yerleşme birimleri ile kentler dağ etekleri boyunca dizilidir. Bölge nüfusunun %62'si, nüfusu 10.000'den fazla olan ve kent sayılan yerleşme birimlerinde yaşamaktadır. Tarım alanları geniş olmasına karşın nüfusun %38'i kırsal kesimde yaşar. Tarım alanlarının geniş olması, tarımsal nüfus yoğunluğunun düşük olmasına yol açar. Nüfusun dağılışı, yağış dağılışına benzerlik gösterir.
Bölgede en fazla nüfuslanmış bölüm, Yukarı Sakarya'dır. Bu bölümün yoğun nüfuslanmasında, endüstri faaliyetleri ile Ankara'nın başkent olması önemli rol oynar. Konya ve Tuz Gölü civarları nüfus yoğunluğunun az olduğu yerlerdir.
Devamını Oku

*

ic anadolu bolgesi fiziki cografyasi

İÇ ANADOLU BÖLGESİ
COĞRAFİ KONUMU  
Bölge, Ana­dolu'nun orta kısmında yer alır. Bu konumu sebe­biyle "Orta Anadolu" da denir.  
İç Anadolu Bölgesi'nin yüz ölçümü 151.000 km2 olup, bu alan Türkiye topraklarının %20'sini kaplar. Doğu Anadolu'dan sonra ikinci büyük bölgemizdir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi dışında diğer bölgelerin hepsiyle komşudur.
YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ  
Bölge, yeryüzü şekilleri bakımından sade bir görünüme sahiptir.  
Yer şekilleri çeşitlilik göstermez. Engebe­li araziler fazla olmadığı için, kara ve demiryolu ulaşı­mına oldukça elverişlidir. Bölgenin çoğu yerinde ge­nellikle 1000 m yükseltiye sahip düzlükler bulunur.En alçak yerleri olan Sakarya ve Kızılırmak vadilerindeki yükselti 700 m civarındadır.  
Bölgenin güneyinde Kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzanan dağlar volkanik kökenli dir. Başlıcaları; Hasandağı, Karacadağ, Karadağ, Erciyes Dağı ve Melendiz Dağları'dır.  
Bölgedeki kıvrım dağları ise doğuda geniş bir alan kaplar. En önemlileri, Ak dağlar, Hınzır Dağı, Tecer Dağı ve Yıldız Dağları'dır.  
Platolar en fazla bu bölgemizde yer alır. Batıda Haymana ve Cihanbeyli, güneyde Obruk, doğu­da da Bozok (Kızılırmak) plâtolarıyla, Ege Bölgesi sınırı boyunca Yazılıkaya (Bayat) ve Doğu Anado­lu Bölgesi sınırı boyunca da Uzunyayla gibi platolara sahiptir.  
Tuz Gölü çevresi Türkiye'nin en büyük kapalı havzasıdır.  
İç Anadolu'nun bazı ovaları oldukça geniştir. Konya ovası, Türkiye'nin en büyük ovasıdır. Eski bir göl tabanıdır. Geniş ovalardan diğeri Tuz Gölü'nün gü­neyindeki Aksaray Ovası'dır. Haymana platosunun batısındaki Yukarı Sakarya Ovası da geniş alan kaplar. Küçük ovalar olan Eskişehir, Ankara, Kayseri ve Develi ovaları, platolar arasındaki çukurluklarda yer almaktadır.  
TOPRAK 
iç Anadolu Bölgesi’nde kahve ve kestane renkli topraklar yaygındır. 1200 m. den yüksek alanlardaki orman altlarında, organik madde bakımından zengin, koyu renkli orman toprakları vardır. Ayrıca meşe ormanları altında kireçli kahverengi orman toprakları da bulunmaktadır
AKARSU ve GÖLLERİ  
İç Anadolu Bölgesi'nin en önemli akarsuları Kızıl­ırmak, Sakarya Nehri, Porsuk ve Delice çayları­dır. Bu bölge akarsuları kapalı havzada akan sel rejimli akarsulardır. İlkbahar yağışlarıyla taşar, ya­zın kuruyacak hale gelir.  
İç Anadolu Bölgesi'nin güney kesimleri sularını deniz­lere gönderemez. Bu nedenle kapalı havzalar geniş bir alan kaplar. Kapalı havzaların geniş olanları, Kon­ya Ovası, Tuz Gölü ve Akşehir - Eber gölleri çevre­sinde yer alır. Seyfe Gölü, Sultan Sazlığı (Yaygölü) gibi küçük kapalı havzalar da bulunmaktadır. İç Ana­dolu Bölgesi'nin büyük bir bölümü sularını Kızılırmak, Sakarya ve Yeşilırmak'ın kolu olan Çekerek suyu sa­yesinde Karadeniz'e gönderir. Güneydoğusundaki Uzunyayla yöresi, sularını Seyhan'ın kolu olan Zamantı suyu sayesinde Akdeniz'e gönderir. Sel rejimli akarsuların en fazla bulunduğu bölgedir.  
Bölgenin en büyük gölü Tuz Gölü'dür. Bu göl bu­harlaşmanın etkisiyle yazın büyük ölçüde kurumakta­dır. Tuz Gölü, tektonik oluşumludur. Derinliği fazla de­ğildir. Gölün alanı kışın ve ilkbaharda fazla alan kapla­dığı halde, yazın buharlaşma ve beslenme yetersizli­ğinden dolayı kapladığı alan azalır. Tuz ihtiyacımızın %30'unu karşılar. Diğer önemli gölleri ise Akşehir, Eber, Ilgın (Çavuşçu), Tuzla, Seyfe, Mogan ve Sultansazlığı gölleridir.
Devamını Oku

*

ic anadolu iklim ve bitki ortusu nasıldır

İKLİM ve BİTKİ ÖRTÜSÜ  
Bölgenin çevresi yüksek dağlarla çevrili olduğundan, denizlerin nemli ılıman havası bölgeye sokulamaz.  
Bu nedenle bölgede, yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlı karasal iklim hakimdir. Bölge­de, doğuya doğru gidildikçe yüksekliğin artmasına bağlı olarak karasallık derecesi artar ve kış sıcak­lıkları çok düşük değerlere ulaşır.  
İç Anadolu, ülkemizin en az yağış alan bölgesi­dir. Ortalama yağış 400 mm civarındadır. Bölge, en fazla yağışı ilkbahar aylarında sağanak halinde alır. En kurak mevsim yazdır. Yazların kurak olması ve yaz kuraklığının erken başlaması sebze türü bitkiler üzerinde olumsuz etki yapar. Bölgenin ve ülkemizin en az yağışlı yeri Tuz Gölü çevresidir(320 mm) .
Yağışların azlığı bölgenin deniz etkisine kapalı olmasından kaynaklanmaktadır. Denizden gelen nemli hava kütlesi, nemini, dağların denize bakan yamaçlarında yağış halinde bırakır. İç Anadolu Bölgesi'ne doğru eserken artık kurudur.
Bölgede görülen yağışlar konveksiyonel ve cephe­sel kökenlidir. Kırkikindi adı da verilen konveksiyonel yağışlar İlkbaharda yaygındır.
Bölgenin tabii bitki örtüsü bozkırdır. Bozkır, ilkba­har yağmurlarıyla yeşeren, bir kaç ay yeşil kalan, yaz sıcaklığı ile sararan ot topluluğudur.
İç Anadolu Bölgesi ülkemiz ormanlarının %7 sini kaplayarak bölgeler arasında 6. sırada yer alır.
Devamını Oku

*

karadeniz bolgesi ekonomik yapisi nedir

Tarım  
Her mevsim  yağış görülmesi, yaz kuraklığı isteyen (buğday, arpa, yulaf, çavdar, mercimek, pamuk) ürünlerin yetişmesini önlemiştir. Kıyı kesimde tahılın yerini mısır almıştır.
Kış mevsiminde  Doğu  Karadeniz'de kış ılıklığı fındık, çay, turunçgil, zeytin gibi ürünlerin yetişmesini kolaylaştırmıştır. İç bölgelerde yağış azlığı orman örtüsünün azlığına, tahıl ve şekerpancarı gibi ürünlerin öne çıkmasına yol açar. Bölgede çalışan nüfusun %70'i geçimini tarımdan sağlamaktadır. En verimli tarım arazileri kuzeye bakan yamaçlarda görülür.
Bölgede  Yetişen  Başlıca Tarım Ürünleri
Fındık : Trabzon, Giresun ve Ordu başlıca üretim alanlarıdır. Türkiye toplam üretiminin % 83'ü bölgeden karşılanır.
Çay  : Giresun'dan Gürcistan'a kadar olan kıyı şeridinde yetiştirilir. Rize çevresinde yoğunlaşır. Türkiye toplam çay üretiminin %100'ü bu bölgeden karşılanır. Tabii ekim alanı en dar olan ürünlerimizdendir.
Tütün : Daha çok Orta Karadeniz Bölümü'nde (Samsun, Amasya ve Tokat çevresi) yetiştirilir. Ayrıca Batı Karadeniz'de Düzce dolaylarında da üretimi yapılır. Türkiye toplam tütün üretiminin %15'i bölgeden karşılanır.
Mısır : Bütün kıyı boyunca yetiştirilir. Halkın temel besin maddesi olduğu için bölge ticaretinde önemi yoktur.
Elma : Bölgede Amasya başta olmak üzere Kastamonu ve Tokat çevresinde yetiştirilir.
Şekerpancarı: Amasya, Tokat, Kastamonu çevresinde tarımı yapılmaktadır.
Keten-kenevir: Kastamonu başta olmak üzere Sinop, Zonguldak çevresinde tarımı gelişmiştir.
Soya Fasulyesi: Ordu- Giresun çevresinde tarımı yapılmaktadır.
Zeytin: Soğuktan korunmuş Çoruh vadi oluğunda ( Artvin -Yusufeli) tarımı yapılır.
Turunçgiller: Kış ılıklığı sebebiyle Rize çevresinde tarımı yapılır.
Kivi: Son yıllarda Rize ve Trabzon çevresinde tarımı yapılmaya başlamıştır.
Hayvancılık
Bölgede hayvancılık faaliyeti önemli bir ekonomik etkinliktir. Kıyı kesiminde bitki örtüsünün gür olması, yüksek dağ çayırlarının bulunması ve arazinin engebeli olması ve nemli iklim nedeniyle büyükbaş hayvancılık yapılır.
Bölgenin kuzeyindeki Karadeniz, balık potansiyeli bakımından  zengindir. Türkiye balık üretiminin yaklaşık % 80'i Karadeniz'den karşılanır. Son  yıllarda aşırı avlanma ve denizin kirlenmesi nedeniyle balık üretiminde düşme görülmüştür. Karadeniz'de 200 m den daha derinlerde zehirli gazlar sebebiyle canlı hayatı yoktur.
Küçükbaş  hayvancılık bölgenin iç kesimlerindeki ovaların kenarlarında yaygındır.  
Arıcılık faaliyetleri de bölgede gelişmiştir. Özellikle Rize-Anzer yöresinin balları çok ünlüdür.  
SANAYİ
Demir - çelik  : Divriği (Sivas)'den çıkarılan demir cevheri, Samsun limanı vasıtasıyla taşınarak Karabük ve Ereğli'deki fabrikalarda işlenir.
Bakır  : Murgul (Artvin)'daki bakır cevheri, bu yörede kurulan bakır fabrikasında işlenir. Küre (Kastamonu)'de çıkarılan bakırlar ise Samsun bakır işletmelerinde işlenir ( Sebebi Samsun'un iç kesimlere olan bağlantısının kolay sağlanmasıdır).
Şeker  : Karadeniz Bölgesi'nde üretilen şekerpancarı Turhal (Tokat), Suluova       (Amasya) ve Kastamonu şeker fabrikalarında işlenir.
Tütün  : Karadeniz'in, özellikle Orta Karadeniz Bölümü'nün tütünleri, Samsun ve Tokat'taki sigara fabrikalarında işlenir.
Fındık İşleme  : Giresun çevresinde gelişmiştir.
Çay  : Rize ve yöresinde toplanmıştır.
Kağıt  : Aksu ( Giresun), Çaycuma (Zonguldak) ve Taşköprü (Kastamonu) da bulunmaktadır.
Kereste-tomruk :  En fazla Batı Karadeniz Bölümünde gelişmiştir ( Sinop, Bartın, Zonguldak, Bolu, Düzce ve Kastamonu çevresinde).
Bölge, maden kömürü, bakır, orman ve deniz ürünleri, çay, fındık, tütün, demir - çelik, keten - kenevir, pirinç, soya fasulyesi bakımından ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlar.  
Yer şekillerinin ulaşımı engellemesi, doğal limanlardan yoksun olması, ana ulaşım yollarına sapa kalması. Karadeniz Bölgesi'nin gelişimini yavaşlatmıştır.
YERALTI ZENGİNLİKLERİ
Taşkömürü  : Ereğli - Zonguldak havzasından çıkarılır. Önemli bir kısmı demir-çelik üretiminde enerji kaynağı olarak  kullanılır. Ayrıca Çatalağzı Termik Santralinde de taşkömürü kullanılmaktadır. 
Bakır : Murgul (Artvin), Küre (Kastamonu)'de çıkarılmaktadır.
Linyit : Merzifon (Amasya) ve Havza (Samsun) çevresinden çıkarılmaktadır.  
Manganez: Demirin sertleştirilmesinde kullanılır. Zonguldak-Ereğli ve Artvin-Borçka çevresinde çıkarılır.
TURİZM
Karadeniz  Bölgesi'nin turizm potansiyellerinin başında  tabii güzellikler gelir. Karadeniz kıyıları çok çeşitli bitki ve ağaçlar ile bunların oluşturduğu manzaralara sahiptir. Yaylacılık faaliyetleri son yıllarda gelişen turizm  faaliyetlerinden biridir. Bolu Kartalkaya'da  ve Ilgaz Dağları'nda kış turizmi yaygındır. Abant gölü ile Yedigöller çevresindeki sayfiye yerleri, Bolu, Düzce, Kızılcahamam  kaplıcaları, Amasra, Cide, Sinop Trabzon (Sümela Manastırı) ve Amasya'da  (Kral  mezarları) yer alan tarihi eserler Karadeniz Bölgesi'nin turizm potansiyellerini oluşturur.
Çoruh nehrinde rafting yapılmaktadır.
Her mevsim yağışlı olmasından dolayı deniz turizmi gelişmemiştir.
BÖLÜMLERİ
DOĞU KARADENİZ BÖLÜMÜ  
Gürcistan sınırından başlayarak Ordu'nun doğusundaki Melet çayına kadar  uzanır. Karadeniz'in en dağlık ve yükseltisinin en fazla olduğu bölümüdür. 
En fazla yağış alan, kıyı ile iç kesim arasında farklılığın en fazla olduğu bölümdür.
Heyelan olayının en fazla olduğu bölümdür.   
Tarımda makinalaşmanın en az geliştiği bölümdür.
Kırsal nüfusun ve dağınık yerleşme şeklinin  en fazla olduğu bölümdür.
Bölümün  en gelişmiş kentleri Rize ve Trabzon'dur. Doğu  Karadeniz'in Türkiye ekonomisine en önemli katkıları tarım alanındadır.  
ORTA KARADENİZ BÖLÜMÜ  
Melet çayından Sinop'un doğusuna kadar uzanır. Doğu Karadeniz Bölümü'ne göre güneye daha fazla sokularak Tokat ve Çorum  illerinin büyük bölümleri ile Amasya ilinin tamamını içine alır.
Yer şekilleri Doğu ve Batı Karadeniz'e oranla daha sadedir. Dağların yükseltisi azalmış ve dağlar içeriye çekilmiş durumdadır. Bunun sonucunda tarım alanları ve ulaşım çok gelişmiştir. En gelişmiş şehri Samsun'dur.  
 Bölgenin en az yağış alan, kıyı ile iç kesim arasında farklılığın en az olduğu bölümdür.
Türkiye ekonomisine katkısı daha çok tarım alanındadır.
BATI KARADENİZ BÖLÜMÜ  
Kızılırmak deltasının batı kenarından başlayıp Adapazarı ve Bilecik'in doğusuna kadar uzanır. Bölüm genel olarak dağlıktır.
En gelişmiş şehri Zonguldak'tır. Orman ürünleri ve ormancılık önemli gelir kaynağıdır. Bolu ve Düzce çevresinde çok sayıda kereste fabrikası bulunmaktadır. Zonguldak çevresi maden çıkarımı, Ereğli -Karabük çevresi maden işletmeleri ile Türkiye ekonomisine önemli katkıda bulunur.  
 Batı Karadeniz'in en önemli katkısı ise maden çıkarma ve işleme alanındadır.
Devamını Oku

*

karadeniz bolgesi fiziki cografyası

KARADENİZ BÖLGESİ
Coğrafİ Konumu
Bölge, Türkiye’nin kuzeyindedir. İsmini kuzeyindeki Karadeniz’den alır. Bölge, doğuda Gürcistan sınırından başlayarak, batıda Sakarya Ovası ile Bilecik’in doğusunda kadar uzanır.
Türkiye yüzölçümünün % 18'ine sahip olan bölge, bu oranla yüzölçüm bakımından üçüncüdür. Doğu - batı istikametinde en uzun olan bölgemizdir. Bölge, batıdan doğuya doğru yaklaşık 1400 km lik uzunluğa, kuzey - güney istikametinde ise 100 - 200 km arasında değişen genişliğe sahiptir.
YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ
Bölgenin yeryüzü şekillerini III.jeolojik devirde Alp kıvrımları sonucu oluşan doğu- batı yönündeki Kuzey Anadolu Dağları ile bu dağlar arasındaki oluklar oluşturmaktadır.
Batıda üç kuşak halinde uzanan bu dağlar kuzeyden güneye doğru; Küre, Bolu-Ilgaz ve Köroğlu dağları şeklindedir. Ortada Canik Dağları ve Doğuda ise iki kuşak halindedir. Bunlar; kuzeyde Giresun-Rize Dağları, güneyde ise Mescit, Kop ve Çimen dağları şeklindedir. 
 Karadeniz  boyunca  uzanan  dağların yükseltileri batıda 2000 m  civarında olup, Orta Karadeniz'de 1000  m'ye kadar inmekte, doğuda ise yükselti 4000 m'ye çıkmaktadır (en yüksek yer Rize’de Kaçkar dağıdır).  
DAĞLARIN KIYIYA PARALEL UZANMASI SONUCUNDA
  •  Kıyılar fazla girintili - çıkıntılı değildir. Küçük koylar hariç, kıyılarda önemli girinti ve çıkıntı yoktur. Bu nedenle Sinop limanı dışında, büyük gemileri barındıracak doğal limandan yoksundur..
  • Güçlü dalgalar, kıyıda falez oluşumuna neden olur. Kıyılar boyuna kıyı tipi özelliğini taşır. Kızılırmak ve Yeşilırmak ağzında oluşan deltalar  dışında, kıyı çoğu yerde diktir.
  • Bölgenin kuzeye bakan yamaçlarında, yamaç yağışları artmıştır.
  •  Kıyı kesim ile iç kesim arasında önemli iklim farklılıkları ve buna bağlı olarak da tarımı      yapılan ürün çeşidinde değişiklikler görülmektedir.
  • Yağış ve eğimin fazla olması, zeminde killi toprağın bulunması, bölgede heyelanlara yol açar. Heyelan olayının en fazla görüldüğü bölgemizdir.
  • Dağların yükselti ve doğrultusu, ulaşım, iklim ve tarımsal faaliyetleri de etkiler. Orta Karadeniz dışında ulaşım Zigana (Kalkanlı) ve Kop geçitler  gibi önemli geçitlerden sağlanmıştır. Zigana geçidi Trabzon'un gelişmesine neden olmuştur.
  •  Sinop, doğal limana sahip olduğu halde, dağların ulaşımı zorlaştırması nedeniyle diğer liman kentleri kadar gelişmemiştir .
  • Dağların kıyıya paralel olması tarım alanlarını sınırlandırmıştır. Dağlarda eğimin fazla olması makineli tarımı zorlaştırmıştır. Bölgede hayvan ve insan gücüne halâ ihtiyaç duyulmaktadır.
  •  Dağların geniş yer kaplaması büyük kentlerin kurulmasını önlemiş, kentlerin kıyıda birbirine  yakın ve küçük olmasına yol açmıştır.  
TOPRAK
Bölgede, iklime bağlı olarak asit tepkime (reaksiyon) gösteren, koyu renkli, humus bakımından zengin yıkanmış çeşitli topraklar bulunur. Kuzey Anadolu Dağları’nın fazla yağış alan kuzey yamaçlarında boz ve esmer renkte kireçsiz orman toprakları yaygındır. Toprak yüzeyinde kimyasal reaksiyonun fazla olması, toprak katmanlarının kalınlaşmasını kolaylaştırır. Aynı dağların güneye bakan yamaçlarında yağışın azalması ve güneş radyasyonunun artmasıyla kireçli kahverengi orman toprakları bulunur. Batı Karadeniz Bölümü’nde de podzol topraklarına rastlanır.
AKARSU ve GÖLLERİ  
Bölgenin en önemli akarsuları, Çoruh( Türkiye'nin en hızlı akışlı akarsuyudur), Yeşilırmak, Kızılırmak, Bartın(Üzerinde ulaşımın yapılabildiği tek akarsuyumuzdur) ve Yenice  (Filyos) çayları ile bir bölümü bölgede yer alan Sakarya'dır. 
Kaynağını dağ sıralarının denize dönük yamaçlarından alan akarsular bol yağış ve eğim nedeniyle, gürdür. Ancak küçük  dereler halindedir.  
Bölgede göller az ve küçüktür. Başlıcaları; Tortum, Sera, Abant ve Yedigöller (heylan set gölleri), Uzungöl (alüvyon set gölü)'dür.

İKLİM ve BİTKİ ÖRTÜSÜ
Bölgede  Karadeniz iklim şartları etkilidir. Her mevsim yağışlıdır. Yıllık sıcaklık farkı azdır. Yazları serin, kışları ılıktır.
Türkiye'nin en fazla yağış alan bölgesi Karadeniz'dir. İl olarak Rize (2400 mm)en fazla yağış alan ilimizdir ( Sebebi güneyindeki yüksek dağların hakim rüzgar yönüne dik olmasıdır.)  Yıllık yağış miktarı 1500 mm kadardır.
Dağlar kıyı kesimin nemli havasının iç kısımlara geçmesini  engeller Bölgenin kıyı ile iç kesimleri arasında önemli iklim farkları görülür.
Kıyıdan iç kesimlere doğru gidildikçe hem yağış oranı azalmakta, hem de karasallık nedeniyle sıcaklıklar düşmektedir. Karasal iklimin görüldüğü yerlerde yazlar sıcak, kışlar soğuk ve kar yağışlıdır.  
Dağların yükselti ve doğrultusu nedeniyle Orta Karadeniz'de denizel iklimin yayılma alanı, Doğu ve Batı Karadeniz'e oranla daha geniştir. 
Orta Karadeniz Bölümü'nde  dağların iç kısımlardan başlaması nedeniyle yağış miktarında azalma görülür. Yıllık yağış 700 mm'ye kadar iner. Batıya doğru yağışlar tekrar artış gösterir, yıllık 1000 mm'yi geçer.
Doğu  Karadeniz'in kıyı kesiminde kış sıcaklık ortalamaları fazla düşmediğinden burada narenciye (turunçgiller) tarımı yapılabilmektedir.
Bölgede dağların denize bakan yamaçları bol yağış aldığından gür ormanlarla kaplıdır. İç kısımlara gidildikçe soğuğa dayanıklı ağaç türleri ile bozkırlar bitki örtüsünü oluşturur. Kıyıdan yamaç boyunca yükseldikçe sıcaklığın düşmesine bağlı olarak bitki örtüsünün değiştiği görülür. Kıyıdan 800 metre yüksekliğe kadar olan alanda yayvan yapraklı ağaçlar, 800 - 1500 metre arasında karışık yapraklı ,1500-2000 metreye kadar olan alanda iğne yapraklı ağaçlar, 2000 metreden sonra ise dağ çayırları görülmektedir.
Bölgenin yağış dağılışında hakim rüzgâr gönü ile yamaçların konumu ve yükseltisi en önemli etkenlerdir. Batı Karadeniz ile Doğu Karadeniz'in yıllık ortalama yağış miktarının Orta Karadeniz'den fazla olmasında; Batı ve Doğu Karadeniz'de kıyının hakim rüzgâr yönüne dik uzanması ve yükseltinin artması rol oynar. Kıyılardaki yağış miktarının fazla ve düzenli oluşuna bağlı olarak; Akarsuların debileri yüksektir. Tarımda sulama fazla gerekmez ve nadas tarımı çok az görülür. Orman  alanları geniştir.Orman yangınları görülmez.
Devamını Oku

*

karadeniz bolgesi nufus yapisi nedir

NÜFUS VE YERLEŞME
Bölgede 2000 nüfus sayımına göre 8 439 213 kişi yaşamaktadır. Nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının altındadır. Fakat Orta ve Doğu Karadeniz bölümlerinin özellikle kıyı kesimlerinde nüfus yoğunluğu fazladır.
Doğal koşullar nedeniyle nüfusun büyük bölümü kıyıda toplanmıştır. İç kısımlar kıyılar kadar yoğun nüfuslu  değildir. 
Kıyı ovaları, maden ve endüstri bölgeleri yoğun nüfusludur. Bölgede doğal koşullar nedeniyle şehirleşme oranı düşüktür.
Bölge nüfusunun  yaklaşık %70'i kırsal kesimde oturur. Türkiye genelinde en fazla kırsal nüfusa sahip bölgedir. En önemli şehir merkezleri kıyı şeridindedir. Bunlar Samsun, Zonguldak ve Trabzon'dur. Bölgedeki  tarım alanlarının sınırlı oluşu,  hızlı nüfus artışı, endüstrinin gelişmemesi, açık deniz balıkçılığının yapılamayışı, bölgeden diğer  bölgelere (özellikle Marmara'ya) yoğun göçlere neden olmaktadır.
Diğer bölümler göç verirken Batı Karadeniz göç almaktadır. Sebepleri: Ereğli-Zonguldak taşkömürü havzalarının varlığı, Karabük ve Ereğli'de demir -çelik endüstrisinin gelişmesidir. 
Orta Karadeniz Bölümü dışında iç kesimler seyrek nüfusludur. Orta Karadeniz'de ise, küçük ovaların iç kesimlerde de yer alması nüfusun kıyı ile dengelenmesini sağlamıştır. 
Bölgede  iç kesimlerde toplu, kıyıda dağınık yerleşme  görülür. Yurdumuzda  dağınık yerleşmenin en fazla görüldüğü bölge Karadeniz Bölgesi , bölüm ise Doğu Karadeniz Bölümüdür.Bu durum yağışın bol, arazinin engebeli olması ve tarım alanlarının dağınık olmasından kaynaklanır
Devamını Oku

*

marmara bolgesi fiziki cografyaı

MARMARA BÖLGESİ        

Coğrafİ Konumu

Marmara Bölgesi ülkemizin kuzeybatı köşesinde yer alır. Ülke yüz ölçümünün %8,5'i ile altıncı büyük bölgemizdir. Yaklaşık olarak 66.000 km²  alan kaplar. Karadeniz, Marmara ve Ege olmak üzere üç denize komşudur. İstanbul ve Çanakkale boğazları bu bölgede yer alır. Hem  Asya, hem de Avrupa kıtasında yer alır.

Yeryüzü Şekİllerİ

Türkiye'nin ortalama yükseltisi en az olan bölgesidir. Marmara Bölgesi'nin en önemli yükseltisini, güneyde Samanlı Dağları, Trakya kesiminde Karadeniz boyunca uzanan Yıldız Dağları ve güneydeki Uludağ  oluşturur. Bu dağlar orta yükseltidedir. Bölgenin en yüksek dağı ise 2543 metre ile Uludağ'dır. Bölgenin en önemli düzlükleri ise Trakya'daki Ergene Havzası, Anadolu yakasındaki Sakarya ve Bursa ovaları ile güneydeki geniş plato alanlarıdır.

Yer şekillerinin sade olması nedeniyle ulaşım kolaydır. Güney  Marmara   kıyıları girintili - çıkıntılıdır. Erdek, Bandırma, Gemlik ve İzmit körfezleri önemli girintilerdir. Kapıdağ Yarımadası tombolo özelliği gösterir. Kuzey kıyıları dik yalıyarlardan (falezler) meydana   geldiği için bu kıyılarda fazla girinti – çıkıntı yoktur. Boğazlar, eski akarsu yataklarının daha sonra sular altında kalması ile oluşmuş ria tipi kıyı özelliği gösterir.

TOPRAK
Trakya’nın kuzeyinde, Kocaeli Yarımadası’nda, Güney Marmara’nın doğusu ve güneyinde, asitli, koyu renkli ve organik madde bakımından zengin topraklar bulunur. Ergene çayı havzası ile Güney Marmara Bölümü’ndeki ovalarda vertisol topraklar, Trakya’nın batısı Gelibolu ve Biga Yarımadası çevresinde ise rendzina adı verilen kireçli topraklar yer alır.

Akarsu ve Göllerİ

Sakarya'nın aşağı kesimi, Meriç nehri, Susurluk ırmağı,   başlıca akarsuları oluştururlar. Bölgenin yükseltisinin az olması, akarsuların akış  hızını azaltır. Bu nedenle bölge akarsularının enerji potansiyeli azdır. Ayrıca akarsuların yatak derinliklerinin azlığı ve yüzey  şekillerinin elverişli olmaması, baraj yapımını zorlaştırır. Bu nedenle Marmara Bölgesi'nin, hidroelektrik üretimindeki payı azdır.  

Marmara  Bölgesi'nin Anadolu yakasında yer alan akarsuları kıyıda delta oluşturamaz. Çünkü.Döküldükleri yerlerde kıyı akıntıları fazladır.

Yatak eğimlerinin az olmasına bağlı olarak taşıdıkları alüvyonların büyük bir bölümünü alçak kıyı ovalarında bırakmışlardır.

Bölgedeki Manyas, Ulubat , İznik ve Sapanca gölleri tektonik kökenlidir. Büyük ve Küçük Çekmece ve   Durusu (Terkos) gölleri ise kıyı set gölüne örnektir.

İklİm ve Bİtkİ Örtüsü

Marmara  Bölgesi ikliminin en önemli özelliği bir geçiş iklimi karakteri göstermesidir. Bölgeye ortalama 600 - 700 mm   yağış düşmektedir.  

Yıllık ortalama sıcaklığı ise 15-16 °C dir. 

 Trakya'da  karasal  iklim özellikleri görülür. Yıldız Dağları Karadeniz'in nemli havasının iç kısımlara girmesini engeller. Balkanlar üzerinden gelen nemli hava kütlesi, nemini Balkan Dağları'nda bıraktığından, Trakya'ya nemden yoksun ve kuru olarak eserler.  

Balkanlar'dan gelen hava kütleleri Marmara Denizi üzerinden geçerken nem alır. Bu nemi Güney Marmara  kıyılarına taşır. Dolayısıyla Güney Marmara'nın denizel iklime sahip olmasını sağlar.

Yıldız Dağları'nın Karadeniz kıyılarına bakan bölümü  hariç Trakya'nın tabii bitki örtüsü bozkırdır.

Kocaeli platosunda bozulmuş Karadeniz iklimi görülür. Yazlar Karadeniz iklimine göre daha sıcak, kışlar daha soğuktur. Yazlar yağışlı olmakla beraber, maksimum  yağış kışın düşer. Bölgede Karadeniz kıyıları boyunca ormanlar görülür.  

Güney Marmara'da  kışların ılık geçmesi zeytin yetiştirilen alanların yaygınlaşmasını sağlamış, yazların sıcak ve kurak geçmesi pamuk tarımını kolaylaştırmıştır.

Bol yağış alan yerler ormanlarla kaplı iken, yağış miktarının azaldığı yerlerde stepler görülür. Kuzey Marmara'da  ormanlar, Trakya'da stepler, Güney Marmara'da ise maki bitki örtüsü yaygındır

Marmara  Bölgesi Türkiye ormanlarının % 13'üne sahiptir. Bölgeler arasında orman oranı bakımından 4. sırada yer alır.  

Nüfus ve Yerleşme  

Bölge küçük olmasına karşın nüfusu en fazla olan bölgemizdir. Nüfus yoğunluğu  Türkiye ortalamasının üstündedir.  

Kent nüfusu en fazla olan bölgemizdir. Nüfusun özellikle yoğunluk kazandığı yer Çatalca - Kocaeli Bölümü'dür. Sanayi sektöründe çalışan nüfusun en fazla olduğu bölgemizdir. Diğer bölgelerden en fazla göç alan bölgemizdir.

Bursa, tarım, sanayi ve turizmin geliştiği ülkemizin beşinci büyük kenti konumundadır. Adapazarı, gelişmiş sanayisi ve verimli tarım alanlarıyla yoğun nüfusludur. Balıkesir, Çanakkale, Edirne ve Tekirdağ orta nüfuslu kentlerdir.  Bölgede en seyrek nüfuslu bölüm Yıldız dağları bölümüdür. Sebebi; yer şekillerinin engebeli olmasıdır.

Tarım

Türkiye'de bölge yüzölçümüne göre, ekili - dikili alanın en fazla olduğu bölge Marmara Bölgesi'dir. Buna  yol açan faktör, arazinin fazla engebeli olmaması, düzlüklerin geniş yer kaplaması ve makineli tarımın yaygın olmasıdır. Bölgede tarımın gelişmesinde ulaşım kolaylığı, sulamanın yaygınlığı, tüketici nüfusun fazla olması rol oynar.

 Bölgede  aynı anda,  üç değişik iklim tipinin görülmesi, tarım ürün çeşidini artırmıştır.  

Marmara   Bölgesi'nde ekili dikili alanların oranının fazla olmasına karşın, bölgenin nüfusunun fazla olması diğer bölgelerden de tarım ürünü almasına neden olur.  

Bölgede  yetİştİrİlen başlıca tarım ürünlerİ

Zeytin  : Bölgenin özellikle Akdeniz iklimi etkisi altındaki güney   kıyılarında yetiştirilir.  Özellikle Gemlik zeytinleri ülkemizin en kaliteli sofralık zeytinlerini oluşturur.

Pamuk  : Bölgede yaz yağışlarının azaldığı güney kesimde  özellikle Balıkesir yöresinde yetiştirilir.

Tütün  : Bölgenin çeşitli yörelerinde üretimi yapılmakla beraber, kaliteli tütünler Adapazarı ovasında yetiştirilir. 

Ayçiçeği : Türkiye'de en yoğun olarak bu bölgede yetiştirilir. Özellikle Trakya'nın iç kısımlarında Ergene  Havzası 'nda yetiştirilmektedir. 

Şeker pancarı : Şeker fabrikalarının bulunduğu Alpullu, Adapazarı ve Susurluk çevresinde sulanabilen alanlarda üretilir.

Buğday  : Bölgenin hemen hemen her tarafında yetiştirilir. Çeşitli endüstri bitkileri ile (özellikle şekerpancarı) nöbetleşe ekilir.Bölgeye düşen  ortalama yağışın yeterli olmasından dolayı sulanamayan, topraklarda da ekimi yapılmaktadır. 

Pirinç : Ülkemiz pirincinin yarıdan fazlası bu bölgeden elde edilir. Özellikle Ergene ve Meriç ırmağı çevresinde yetiştirilmektedir.

Mısır: Özellikle Doğu Marmara ve Trakya'da yetiştirilmektedir.

Bölgede  çeşitli tarım ürünleri yetiştirilmesine hatta bazı ürünlerde önde olmasına karşın, diğer bölgelerden ürün alır. Çünkü göçlerle nüfusu hızla artmakta, üretim yetersiz kalmaktadır.

Meyvecilik:  Bölgede meyvecilik çok gelişmiştir. Özellikle Bursa çevresinde çilek, elma , armut, kiraz, şeftali ve kestane üretimi oldukça fazladır.

  Hayvancılık  

Bölgede hayvancılık büyük ölçüde besicilik ve ahır hayvancılığı şeklindedir. Ahır hayvancılığının gelişmesinde, tüketici nüfusun fazlalığı ve pazarlama sorununun çözülmüş olması gösterilebilir. Bununla beraber bölgede  yer şekillerinin ve iklim şartlarının elverişliliği de etkilidir. Bölgede makineli tarımın yaygın olması mera ve otlakların daralmasına yol açmıştır.

Bölgede  ahır hayvancılığının yanında mera hayvancılığı da yaygındır. Yıldız Dağları çevresi ile Tekirdağ, Balıkesir ve Çanakkale dolayında mera hayvancılığı yaygındır.  

İstanbul ve çevresinde kümes hayvancılığı, Bursa , Gemlik, Bilecik çevresinde  ipekböcekçiliği yapılmaktadır. Ayrıca özellikle boğazlarda balıkçılık yoğun olarak yapılmaktadır. Balıklar mevsime göre sıcak denizlerden soğuk denizlere, soğuk denizlerden sıcak denizlere göçerler. Bu göçlerin yapıldığı boğazlar balıkçılığa elverişli alanları oluşturur.

Sanayİ

Ekonomik yönden en gelişmiş bölgemizdir. Sanayi kesiminde  çalışan işçilerin yarıya yakını, sanayi ürünlerinin üçte birinden fazlası bu bölgeden elde edilir. Sanayinin en çok geliştiği bölgedir.

Bölgede Sanayinin Gelişmesinde;  

  Hammadde  temininin kolay olması,

  Hinterlandının geniş olması,

  Ulaşım   kolaylığı,

  İşgücünün fazla olması,

  Pazarlama  kolaylıkları,

  Tüketici nüfusun fazla olması, etkili olan faktörlerdir.

Türkiye'de üretilen enerjinin 1/3'ü Marmara Bölgesi'nde tüketilir. Ülkemizin en büyük sanayi kuşağı bu bölgede İstanbul - Adapazarı arasında bulunmaktadır. Bu hat üzerinde çok çeşitli iş kolları yer alır. Türkiye'nin en gelişmiş ve işlek limanı, İstanbul limanıdır.

Bölge Türkiye ekonomisine ticaret, ulaşım, turizm ve sanayi  faaliyetlerinden elde ettiği gelirlerle büyük katkı sağlar. En fazla vergi veren bölgemizdir.

Yeraltı Kaynakları

Mermer :Marmara  Adası ve Bilecik'te kaliteli mermer yatakları vardır.  

Volfram :Uludağ'da  

Bor mineralleri:Balıkesir (Bigadiç, Susurluk) Bursa arasında çıkarılmaktadır.  

Linyit  Çanakkale ve çevresinde çıkarılır. 

Doğalgaz: Kırklareli (Hamitabat) çevresinde gaz çıkarılır.

Turİzm  

Doğal güzellikleri ve tarihsel değerleri ile İstanbul, Bursa, Marmara kıyıları önemli turistik merkezlerdir.Özellikle Güney Marmara kıyılarında yaz turizmi gelişmiştir. Uludağ, yalnızca bölgenin değil, ülkemizin de en önemli kış turizmi alanıdır. Marmara Bölgesi, turizmden en çok gelir elde eden bölgedir (%48).  

Bölümlerİ

Yıldız Dağları Bölümü  

   Bölüm  Karadeniz'in kuzeyinde Karadeniz'e paralel uzanan  Yıldız Dağları'nı ve çevresini içine alır. Ortalama yükseltisi 800 m civarındadır. Karadeniz ikliminin etkisiyle bölümde daha çok yayvan yapraklı ormanlar yaygındır.

Bölüm, Marmara'nın diğer bölümlerine göre işlek ulaşım yollarından uzakta  yer alır. Bundan dolayı bölgenin en seyrek nüfuslu bölümüdür.Bölümde  ormancılık faaliyeti yapılır. Bunun dışında küçükbaş  hayvancılık görülür. Dağ eteklerinde ahır hayvancılığı ve tarım yapılmaktadır. Ancak, tarım yapılan yerler sınırlıdır. Tarım, Yıldız Dağları'nın güney eteklerindeki plâtoluk alanlarda yapılmaktadır.  

Yerleşim merkezleri İstanbul'a doğru uzanan yolların üzerine kurulmuştur.

Ekonomimize en büyük katkısı hayvancılık ve ormancılıktır.

Ergene Bölümü

Bu bölümde  özellikle kışın Balkanlar'dan gelen soğuk hava  kütlelerinin etkisiyle kışları soğuk ve kar yağışlı, yazları sıcak ve kurak olan karasal iklim şartları yaşanır. Bundan dolayı tabii bitki örtüsü bozkırdır.

Ekili - dikili alanların en fazla olduğu bölümlerden biridir. Verimli topraklara sahip olması nedeniyle bir çok tarım ürünü bu bölümde  yetiştirilir. Bunların başında ayçiçeği, pirinç, şekerpancarı ve buğday gelir. Özellikle ayçiçeğinin en fazla üretildiği bölümdür.

Ahır hayvancılığı gelişmiştir. 

Türkiye'yi Avrupa'ya bağlayan kara ve demir yolları, bu bölümde yer alan Edirne'den Avrupa'ya açılır.  

Güney Marmara Bölümü  

Bölgenin en yüksek yeri olan Uludağ bu bölümde yer alır.  

Bölümde, özellikle kıyı şeridinde Akdeniz iklimi görülür. Buna bağlı olarak karakteristik bitki örtüsü makidir.

Bölümdeki eğimli arazilerde ve kıyı kesimde zeytin yetiştiriciliği yaygındır. İç kısımlarda ise şekerpancarı, tütün, ayçiçeği, pamuk gibi tarım ürünleri yetiştirilir.  

İpekböcekçiliğinin en fazla geliştiği bölümümüzdür.

Bölümde  nüfus, Bursa çevresi gibi verimli ovalarda toplanırken, bölümün batı kesiminin dağlık ve engebeli olmasından dolayı nüfus yoğunluğu azalmıştır.

Bölümün  en büyük şehri Bursa'dır. Bursa, sanayi şehri olmakla birlikte aynı zamanda tarım ve turizm şehridir. Yünlü, pamuklu ve ipekli dokumacılık gelişmiştir. Oto montaj ve konservecilik gelişen diğer sanayi  kollarıdır.

Bölümde  ayrıca seramik (Çanakkale), suni ipek (Gemlik), suni gübre (Bandırma) fabrikaları yer alır.

Çatalca - Kocaelİ Bölümü  

   Bölüm, Anadolu'yu Trakya'ya  bağlayan yolların üzerinde iki yarımadadan oluşur. Bu bölüm, aşınarak düzleşmiş platolardan meydana gelmiştir.

 Akdeniz  ikliminin etkisi hakimdir. Tabii bitki örtüsü maki ve ormanlardır.  

 Marmara Bölgesi'nin en fazla nüfuslanmış bölümüdür. Sanayileşmeye bağlı olarak

 İstanbul ve İzmit birbirine bağlanmış durumdadır.

Bölümde, tarım daha çok Aşağı Sakarya Ovası'nda yapılır. Bu bölümde ayçiçeği, mısır, tütün, şekerpancarı  gibi endüstri bitkilerinin tarımı yapılır.

Ekonomik  faaliyetlerin başında sanayi, ticaret, ulaşım ve bankacılık gelir.

 Bölümün (Aynı zamanda  bölgenin ve Türkiye'nin) en büyük şehri İstanbul'dur. Her türlü sanayi kolunun  bulunduğu  iç ve dış ticaretin yapıldığı, bütün ulaşım yollarının yoğun olarak kullanıldığı kültür ve ticaret merkezidir.  

 Bölümün diğer bir sanayi şehri olan İzmit'te kâğıt, boru, lastik, petro-kimya ve otomotiv gibi çok çeşitli sanayi kolları gelişmiştir.

Devamını Oku

*
Academics Art History  Blogs - BlogCatalog Blog DirectoryAcademics Blogs - Blog Top Sites