Blogda Aramak İçin TIKLAYINIZ

Tarım Metotları


TARIM METOTLARI:



a) Nadas: Yağışın yetersiz, iklimin kararsız, sulama imkanlarının olmadığı sahalarda uygulanır. Tarım doğal koşullara bağlıdır.Yağışın bol olduğu zamanlarda iyi ürün alınırken, az olduğu zamanlarda az ürün alınır.Tarım alanlarından 1-2 yılda bir ürün alınır.Bu metot aynı zamanda gübre eksikliğini de gidermek için uygulanır.Ülkemizde Doğu ve Batı Karadeniz hariç diğer yerlerde sulama yapmadan tarım yapmak zordur.Bu yüzden en fazla İç ve Güney Doğu Anadolu’da yaygındır.

b) Ekstansif (Yaygın): Tarım topraklarının geniş, nüfusun ise topraklara göre az olduğu ülkelerde görülen bir metotdur.İnsan ve hayvan gücüne dayalı, kaba tarım metodu da denilen bu metot, ülkemizde her tarım bölgesinde uygulanır.BDT, ABD, Arjantin, Kanada gibi ülkelerde de görülür.

c) İntansif (Yoğun): Modern yada makineli tarım da denilen bu metotta teknolojinin bütün verim arttırıcı yöntemleri uygulanır.Birim alandan en yüksek verim elde edilen tarım metodudur.Tarım topraklarının sınırlı, nüfusun ise fazla olduğu gelişmiş ülkelerde yaygındır.Ör: Hollanda, Japonya, İsveç...

Tarımda Verimi Etkileyen Faktörler

1. Sulama: Tarımda verimin artması, yılda birden çok ürün alma, nadas alanlarının ortadan kaldırılması, tarımın doğal koşullardan kurtulması sulama ile mümkündür. Sulama yaygınlaşırsa;

- Nadasa bırakılan toprakların oranı azalır.

- Üretimde süreklilik sağlanabilir.

- Toprakların miras yoluyla bölünmesine bağlı olarak ortaya çıkan göçler önlenir.

- Üretimdeki dalgalanmalar önlenir.

Türkiye topraklarının ancak %40’ı sulanabilmektedir.Demek ki sulama tarımsal faaliyetler için çok önemlidir.

2. Gübreleme: Verimi arttıran önemli faktörlerdendir.Doğal ve yapay olmak üzere üretimi geniş çapta artmıştır.Ülkemizde hayvancılığın yaygın olması doğal gübrenin (tezek) artmasını sağlamıştır.Suni gübre ise pahalıdır.İlk suni gübre Karabük Demir-Çelik Fabrikası’nda üretilmiştir.Daha sonra Mersin, İzmir, Bandırma, Kütahya, Samsun, İstanbul ve Elazığ’da kurulmuştur.Gübrenin hammaddesi olan fosfat, güney Doğu Anadolu’da (Mazıdağı) çıkarılımaktadır.Suni gübre yeterli olmadığı için ithal edilmektedir.

3. Tohum Islahı: Bölgedeki iklim koşullarına bağlı olarak kullanılacak ve verimi en yüksek olan ürünü seçmeye denir.Bugün gen çalışmaları yoluyla yüksek verim kapasitesine sahip tohumluklar elde edilmektedir.Türkiye buğday üretiminde 100-150 kg. ürün elde ederken, gelişmiş ülkeler ise 400 kg. ürün almaktadır.1985 yılında tohum ıslahı sayesinde üretimde büyük artışlar olmuştur.Örneğin, arpada tokak, pamuk da ise akala gibi.

4- Toprak analizi:Her bitkinin kendine has bir toprak isteği vardır.Bu durum toprak analizini ve toprağın cinsini belirlemeyi gerektirir.Örneğin, patates, havuç gibi bitkiler gevşek yapılı, kumlu toprak ister.Çay, mısır ve fındık gibi ürünler tuzlu,kireçli toprakları istemez.Toprak analizi için Toprak Su Teşkilatı kurulmuştur.

5- Makineleşme: Ürünün zamanında ekimi, hasadı ve yüksek verim için tarımda makineleşme gerekir.Ülkemizde makineleşme ancak 1950’den sonra artmaya başlamıştır.Ancak karabasan ihtiyacı devam etmektedir.Ülkemizde tarımın yeterince makineleşmemesinin sebepleri:

- Makine fiyatlarının pahalı olması,

- Yer yer işgücünün ucuza mal olması,

- Makineleşmeye elverişli olmayan arazilerin varlığıdır.

NOT: Doğu ve Batı Karadeniz başta olmak üzere bazı bölgelerimizde yerşekilleri makineleşmeyi olumsuz etkiler.Tarımda sulama kırsal kesimden kente göçü azaltırken, makineleşmeyi arttırır.

6- Zirai Mücadele: Hastalık ve haşereler zamanla üretimde verim düşüklüğüne sebep olmaktadır. Hatta yabani otlar bile verimi azaltmaktadır.Bu nedenle zirai mücadele verimi arttırma açısından önemlidir.Bu amaçla Zirai Mücadele Teşkilatı kurulmuştur.Yine zirai mücadele adına bitkinin yetişmeden önce tohumun ilaçlanmasından filizlenmesine, olgunlaşmasına ve hasat dönemine kadar zararlı böceklere ve çeşitli hastalıklara karşı ilaçlama yapılmalıdır.

7- Çiftçinin Eğitimi: Günümüzde tarım, modern aletler, kıymetli tohum, hassas ilaçlar kullanımıyla yürütülmektedir.Bütün bunlar çiftçinin eğitimini gerektirmektedir.

8- Tarımsal Kredi: Çiftçinin tarımsal alet ve ekipman, gübre, tohum, ilaç temini için sermaye ihtiyacının karşılanması gerekir.Bu amaçla Ziraat Bankası, Şeker, Pamuk Bank gibi bankalar ile Tarım Kredi Kooperatifleri kurulmuştur.

9- Destekleme Alımı ve Pazar: Çiftçinin ürettiği malını pazarda uygun fiyatla satması gerekir.Ürünün elinde kalması, bozulması durumunda devletin çiftçinin masraflarını karşılaması gerekir.Bu amaçla devlet bir taban fiyat belirler ve destekleme alımı yapar.Destekleme alımı tütün, kuru üzüm, incir, pamuk gibi ürünlerde uygulanırken soğan, patates gibi ürünlerde uygulanmaz. Destekleme alımı sayesinde üretimde yıllara göre görülen dalgalanmalar engellenir.



TÜRKİYE’DE TARIMI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

1- Doğal Faktörler ( Yağış azlığı, kuraklık )

2- Yeryüzü şekilleri ( Ürün çeşitliliği ve ürün sahasının daralması )

3- Eğimin Fazla Olması:

- Tarım yapılabilen alanların azlığı,

- Tarım alanlarının küçük parçalar halinde olması,

- %80 ‘inde erozyonun varlığı,

- Makineleşmenin tam sağlanamaması.

4- Karasal İklimin Olması: ( Sulama sorunu )

Türkiye’de Toprak Durumu:

Ekili-dikili arazi %30, ürün vermeyen yerler %17, çayır ve otlaklar %35, nadas %11, orman %14

*
Academics Art History  Blogs - BlogCatalog Blog DirectoryAcademics Blogs - Blog Top Sites