F O T O N
Foton, ışık duvarı üzerinde her iki aleme ait pozitif ve negatif kütleleri dengede olan ve ışık hızıyla hareket eden bir birleşimdir. Foton, saniyede yaklaşık olarak 300.000 km. hızla hareket etmek zorunluğundadır. Fotonun her iki parçacığı kendi alemleri üzerinde hareket etmektedir. Fotonun bir kanadı zahiri alemde, bir kanadı gayb aleminde olan ve ışık duvarı denilen iki alemi her noktada birbirinden ayıran bir hayali hız duvarı üzerinde uçan bir uçağa benzetebiliriz. Foton hangi alemde vücuda gelmişse o alemde gözlenebilir. Karşıt alemde gözlenemez. Çünkü karşıt kütle asıl kütleye bağımlıdır ve asıl kütle ile eşit negatif ağırlık taşımaktadır. Ve bir alemde karşıt kütle (negatif kütle) serbest olmadığı takdirde gözlenemez. Serbestçe saniyenin çok küçük bir parçası süresince gözlenebilir. Sonra gözden kaybolur. Bir Gama fotonu bir elektron ve bir karşıt elektrondan oluşmuştur. Karşıt elektron, (+) elektrik yükü taşıyan karşıt aleme ait bir elektrondur. Ağırlığı da bir elektrona eşittir. Fakat negatif kütleye sahip olduğu için, bir elektronun pozitif ağırlığına eşit negatif ağırlığa sahiptir.
Bir fotonun ağırlıksız olmasının, yani sıfır ağırlıkta olmasının sebebi, asıl kütlesinin (+) pozitif ağırlığı kadar, karşıt kütlesinin (-) negatif ağırlığa sahip olmasıdır. Bir Gama fotonunda da negatif ağırlık pozitif ağırlığa eşit olduğu için (+x) ağırlığa sahip bir elektron ve (-x) ağırlığa sahip bir karşıt elektron bu sebeple birbirlerinin ağırlıklarını yok ederler ve 1 kütle değil, 2 karşıt kütle var olduğu halde ağırlık sıfır olur;
(+x) + (-x) = O
Foton hangi alemde oluştuysa, hakim unsur o aleme ait olan partiküldür (kütledir). Ve sadece o alemde gözlenebilmesinin sebebi budur. Kendi aleminde hareket halinde bulunan bir partikül, ancak o alemde gözlenebilir. Ancak, fotonun bir özelliği vardır; oluştuğu alemde yol alır. Karşıt kütle ise, asıl kütleye bağımlı olduğundan, fotonun hareket halinde olduğu doğrusal çizgideki her nokta, karşıt kütle için ışık duvarıdır. Ve bu sebeple karşıt kütle her noktada ışık duvarının diğer tarafındadır. Bu durumda fotonun kendi içinde bir devamlı duvarın varlığı sözkonusudur. Koordinatları aynı olan içiçe iki alemde her nokta hem asıl alemdir, hem de karşıt alemdir. Dünyamız böyledir. Hem zahiri alem, hem de gayb alemi içiçedir. Her koordinat, hangi alemde yaşamakta isek, o alemde fiziktir, asıldır, gözlenebilir, yaşanabilir.
İnsanların yaşadığı dünya boyutu zahiri alemdir. Ve biz insanlara göre asıl alemdir. Cinlerin yaşadığı dünya boyutu gayb alemidir. Bu da biz insanlara göre diğer alemdir. (Ref:5)
Doğu, batı, güney, kuzey ve yükseklik koordinatları verilmiş herhangi bir nokta, her iki alemde de aynı noktadır. Fakat bu aynı noktada bulunan bir cin ile bir insan birbirlerini göremezler ve diğer aleme ait hiçbir şey hissedemezler. Bu sebeple de dünyamızda müspet ilimlerle uğraşan alimler, dünyanın aynı zamanda başka boyutta bir diğer alemi de kapsadığı gerçeğini kabul etmek istemezler. Böyle yaptıkları için de ilmî tekamülü engellemektedirler.
Çünkü bilindiği gibi atomlar, merkezde nükleus ve çevrede elektronlar olmak üzere hünnes ve künneslerden meydana gelmiştir. (Ref: 7)
Nükleus'un yani merkezdeki çekirdeğin en önemli parçaları proton ve nötrondur. Çevrede ise elektronlar dönmektedir.
Dünya üzerinde yüzlerce laboratuarda antiproton, antinötron ve antielektron kesin bir şekilde tespit edilmiştir. Bu anti parçacıkların varlığı kesindir. Bütün nükleer kimya ve fizik alimleri için bu parçacıkların varlığı tartışmasız olarak kabul görmüştür.
Fakat aynı alimler, varolduğuna kesinlikle inandıkları bu parçacıkların teşkil edeceği atomlardan oluşacak bir gayb aleminin, bir diğer alemin varlığını kabul etmemektedirler.
Oysa ki, diğer alem (gayb alemi) vardır. Ve antiproton, antinötron ve antielektronlardan oluşmaktadır. (Ref:5)
İlim, bu alemin ötesinde başka bir alemi kabul etmedikçe, kendi tekamülüne set çekmiş olmaktadır. Ve alimlerin körü körüne var olan şeyleri "yoktur" diyerek inkâr etmeleri, maddenin ötesine ulaşmayı engellemektedir.
Maddenin ötesi (antimadde), artık kesinlik kazanmış bir gerçektir.
Kirlian metoduyla, yüksek frekans altında çekilen kenarı kesilmiş bir yaprığın fotoğrafı, yaprağın bir kısmı kesilerek atılmış olduğu halde tamam çıkmaktadır. Yaprağın 1/3 'ünden fazlası kesilene kadar, normal fotoğraflarda kesilip atılan parça eksiktir. Fakat Kirlian sistemiyle çekilen fotoğraflarda yaprak, hiç kesilmemiş gibi bütün olarak ve eksiksiz olarak görünmektedir. Yani yaprak nomal fotoğraflarda madde olarak ve kesilen kısmı eksik olarak görünmektedir. Kirlian metodu ile çekilen fotoğraflarda ise antimadde olarak, bütün ve eksiksiz görünmektedir. Bugüne kadar çekilen binlerce fotoğraf şu gerçeği artık isbat etmiştir ki, antimadde vardır.
Antimadde vardır ve mesele sadece antimadde'nin kabulü ile çözülecek kadar basit değildir.
Her foton bir ışık kaynağında oluşur. Hangi alemde olay cereyan ediyorsa, ışık kaynağı o alemdedir ve sadece o alemde gözlenebilir. Işık var ise, fotona dönüşmüş enerji var demektir. Fotonun oluşması için mutlaka enerjinin, yani nötrinoların varlığı gereklidir. Üstelik en az bir çift nötrino var olmalıdır. Böylece her nötrino grubunda nötrinonun primer çift enerji küresi ile karşıt nötrinonun primer çift enerji küresi birleşirken, nötrinonun sekonder çift enerji küresi ile karşıt nötrinonun sekonder çift enerji küresi birleşir ve 2 nötrino 2 foton vücuda getirir.
Birleşim çift enerji küreleri ile oluşur. Enerji küresi, primer gruptan olsun, sekonder gruptan olsun tek başına bir fotonun bir kutbunu oluşturamaz. Oluşturabilmesi için, içice en az iki enerji küresi gerekir. Yani elektrik üreten ve çift teşkil etmiş bir primer veya sekonder grup gerekir. Yüksek hızda dönen büyük enerji küreleri çiftine primer grup, düşük hızda dönen küçük enerji küreleri çiftine sekonder grup diyoruz. Sadece asıl aleme ait bir primer grupla, diğer aleme ait bir primer grup beraberce bir foton teşkil edebilirler. Asıl aleme ait primer grup asıl alemde hareket eden kesimi, diğer aleme ait primer grup ise karşıt kesimi oluşturur. Asıl alemdeki grup fotonun pozitif ağırlığını, karşıt grup ise fotonun negatif ağırlığını oluşturur. Pozitif ve negatif kesimler, ağırlık olarak birbirine eşit oldukları için negatif ağırlık, pozitif ağırlığı yok eder ve foton sıfır ağırlıkta olur.
Sekonder gruplardan da foton oluşabilir. Ancak, bir aleme ait sekonder grup ile diğer aleme ait sekonder grup birleşebilir. Bir alemin primer grubu ile diğer alemin sekonder grubu birleşemez. Her iki tarafın da, ya primer, ya da sekonder olmaları gerekir.
Işık kaynağından etrafa dağılan enerji parçaları, önce kendi aralarında birleşip elektronları meydana getirdikten sonra da foton teşkil edebilirler. Bu aleme ait bir elektron bu aleme ait kesimi, diğer aleme ait karşıt bir elektron da, diğer aleme ait kesimi oluştururlar. Elektronun (+) pozitif ağırlığına karşı, karşıt elektronun (-) negatif ağırlığı vardır, ve iki ağırlık eşittir. Böylece karşıt elektronun (-) negatif ağırlığı, elektronun (+) pozitif ağırlığını yok eder. Elektron ve karşıt elektronun birleşerek meydana getirdiği bu foton bir gama fotonudur
Foton
Foton, elektromanyetik dalganın toplam enerjisini oluşturan enerji paketçiklerinden her biri için kullanılan isimdir.Elektromanyet ik dalga, ışık hızı ile ilerlediği ve enerji içeriğini de fotonlar halinde kendisi ile beraber taşıdığı için fotonun hızı da c'dir.Sonsuz ömrü vardır, yani artık başka şeylere bozunmaz(dönüşmez).Du rgun kütlesi sıfır olarak kabul edilir (2005 yılındaki son verilere göre kütlesinin üst limiti eV şeklinde ifade edilmektedir), ancak enerjisi ve momentumu vardır. Fotonların enerjisi, frekansına bağlıdır.
Fotonlar
Bilim adamları, ışığın bir tür elektromanyetik dalga olduğunu düşünüyorlardı ve içleri rahattı; ta ki Max Planck bazı deneylerinde ışığın tanecikmiş gibi davrandığını farkedinceye dek. Işık sanki devamlı dalgalar değil de, enerji paketcikleri gibi geliyordu. Einstein ve Planck bu enerji paketlerini ışık quantumu veya foton olarak adlandırdılar. Fotonlar sanki birer parçacıklarmış gibi davranıyordu. Relativite teorisine göre, bir parçacığın ışık hızında gidebilmesi için kütlesinin sıfıra eşit olması gerekiyordu! Demek ki ışığın enerjisi sadece kinetik enerjiydi; kütlesinden kaynaklanan hiçbir enerjisi yoktu. Einstein o güne dek açıklanamamış olan fotoelektrik olayını bu kavramla açıkladıktan sonra, bilim adamlarının ağızında yeniden 'ışık nedir?' sorusu gündeme gelmişti. Eğer ışık dediğimiz olgu parçacıklardan oluşuyorsa, frekans veya dalgaboyunun ne anlamı var acaba? Aslında sorulması gereken en iyi soru: "ışık gerçekten nedir?" Cevap: 'Hem dalga, hem parçacık!' Işığın bazı özellikleri sadece dalga konsepti ile açıklanırken (girişim veya kırınım gibi), bazı özellikleri ise sadece foton konsepti ile açıklanabiliyor (Fotoelektrik olay veya atomların enerji soğurması ve salması gibi).
Foton nedir?
"Foton nedir?" sorusuna cevap ararken, birçok değişik perspektiften bakan cevaba gerek vardır. En bariz özelliklerini şöyle sayabiliriz: Durgun kütlesi sıfırdır; ışık hızıyla gider; etkileşimlere parçacık olarak girebilir ancak dalga olarak yayılır; E=h x f, p=h/l ve E=pc bağıntılarına uyar; kütlesi sıfır olduğu halde, diğer parçacıklar gibi kütle çekiminden bile etkilenir.
Blogda Aramak İçin TIKLAYINIZ
|
|
|
Foton
*
Bu yazı tarih olarak: Çarşamba, Mayıs 27, 2009
eklenmiştir.Kategorisi
Fen Bilgisi Konu Anlatimlari
.
Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için feed. Bu yazıya yorum yazabilirsiniz.
Kapsamlı ve ayrıntılı dokümanlar için TIKLAYINIZ