Blogda Aramak İçin TIKLAYINIZ

Cinsiyet Farkının Endişe Üzerindeki Rolü

Cinsiyet Farkının Endişe Üzerindeki Rolü

İlk çalışmalarının birinde Borkovec ve arkadaşları (1983), endişe dağılımının orantılı olmadığını, endişe duyan kadın sayısının erkek sayısında fazla olduğunu belirtmiştir. Johnson (1981); kadınların yüzde kırkının, erkeklerin ise yüzde on altısının endişeli insanlar olduklarını belirttiklerini ileri sürmüştür. Endişenin etkilerini araştıran bir çalışmada Borkovec ve arkadaşları (1983) deneklerin yüzde seksen sekizinin kadın olduğunu belirtmiştir. Endişenin, uyarıcıları kontrol altına alarak, tadavi edilmesini inceleyen iki çalışmada Borkovec, VVilkinson, Folensbee ve Lerman (1983) endişe sahibi deneklerinin yüzde sekseninin kadın olduğunu belirtmişlerdir. Endişeli kadınların erkeklerden iki ya da üç kat daha fazla olduğu da araştırmalar sonucu çıkmıştır. Cinsiyet farkının endişe üzerinde güçlü bir etkisinin olduğu görülebilir.

Verilerde kadın ve erkekler arasındaki endişe konusundaki farka rağmen, şimdiye dek hiçbir araştırmada bu olgu söz konusu edilmemiştir. Kimi çalışmalarda, cinsiyete dayalı etkilerin kontrol altına alınmasına, çalışılmasına rağmen, çok az araştırmada cinsiyet farkları nnaliz edilmiştir. Endişenin sebeplerinin ve işleviyle endişe duyan insanların özelliklerini anlayabilmek için, görünen cinsiyet farklılıklarının incelenmesinin çok önemli olduğu açıktır.

Var olan bu farkları anlayabilmek için, öncelikle "cinsiyet farkları" ■ı imini açıklığa kavuşturmak gerekmektedir. Sherif'in de belirttiği gibi, ılıısiyetle ilgili birçok kavrama karşı gelen çeşitli psikolojik terimler v.ııdır. Bu incelemede, "cinsiyet farkları" terimi, kadın ve erkeklerde I ndişe konusunda gözlemlenen psikolojik farklar için kullanılacaktır.

Cinsiyet farkları ne anlama gelebilir? Klinik literatürde, kadınların (?ı keklerden daha fazla rahatsızlığa ve psikolojik zorluklara maruz

kaldıkları belirtilmektedir (Gove, 1980; Verbrugge 1980). Kadınlarda huzursuzluk ve fobi gibi çeşitli rahatsızlıkların yüksek oranda olduğu ortaya konmuştur. Birçok yazar, cinsiyetler arasındaki bu farkların, cinsiyet rollerinin belirlenmesindeki psikososyal farklardan kaynaklandığını ileri sürmüştür. Bu fikir, yapılan son depresyon araş-tarmasmda gün ışığına çıkmıştır. Yetişkin depresyonundaki cinsiyet farkları, oldukça güvenilir bir bulgudur. Bir kadın gibi sosyalleşme ol­duğunda cinsiyet ne olursa olsun, depresyon çokça görülür. Bu konudaki araştırmalar, bu doğrultudaki eğilimlerin ne denli güçlü olduğunu göstermektedir (Stavosky, 1986).

Johnson'ın vurguladığı gibi, cinsiyet farklılıkları araştırılmalıdır, fakat bunun amacı, türlerden birinin diğerine oranla daha fazla psi­kolojik bozukluğu olduğunu göstermek olmamalıdır. Tersine, bu tür bir inceleme, kadın ve erkek yapısı arasındaki farkların anlaşılmasını ve sorun yaratan yönlerin belirlenmesini sağlar (Dohrenvvend ve Doh-renwend, 1976).

Endişe konusundaki cinsiyet farklılıkları, iki faktörden etkilenir. Birincisi, kadınlar iç durumlarının daha çok bilincinde olabilir ve bunu rahatlıkla söyleyebilirler. İkincisi, kadınlar daha sık ve daha şiddetli endişe duyarlar. Endişenin olası kaynakları ve kadınların toplumdaki rolüne değinirken, bu faktörler de incelenmektedir.

*
Academics Art History  Blogs - BlogCatalog Blog DirectoryAcademics Blogs - Blog Top Sites