Blogda Aramak İçin TIKLAYINIZ

4. Sınıf Türkçe Testleri 7 Adet


4. Sınıf Türkçe Testleri 7 Adet


http://rapidshare.com/files/164458687/TR...n8tane.rar
Devamını Oku

*

4. Sınıf Türkçe Yazılı Soruları Tamamı


4. Sınıf Türkçe Yazılı Soruları Tamamı




http://rapidshare.com/files/164459280/4sntr12.rar
Devamını Oku

*

4. Sınıf Türkçe Dersi Sınavları


4. Sınıf Türkçe Dersi Sınavları


http://dc94.4shared.com/download/4108737...5-d350419a

Devamını Oku

*

4. Sınıf Türkçe Dersi 1. Dönem 2.yazılı Sınav Soruları


..........................İLKÖĞRETİM OKULU 4/ B SINIFI TÜRKÇE DERSİ 1.DÖNEM 2.YAZILI SINAVI SORULARI
GÜNEŞLİ ADA
Bir zamanlar köpüklü dalgaları yemyeşil kıyıları döven uçsuz bucaksız deniz vardı. Bu büyük denizin ortasında da birçok irili ufaklı ada. Güneşli Ada’nın her tarafı yemyeşil ağaçlarla, bin bir türlü çiçeklerle kaplıydı. Dağlardaki pınarlardan çıkan buz gibi sular, derelerden şırıl şırıl akardı. Adada her türlü meyve ağaçları vardı.

Güneşli Ada’da çalışkan ve iyi yürekli insanlar yaşardı. Kimi balıkçılık yapardı, kimi de bahçesini eker biçer, tarımla uğraşırdı. Adanın güneşli gökyüzünden çocukların sesleri eksik olmazdı. Günlerden bir gün ufukta bir gemi göründü. Herkes merak içinde limana koştu. Gemi limana demir attı.

(1,2,3,4,5,6,.soruları metne göre yanıtlayalım)


1.) Güneşli Ada’nın her tarafı nelerle kaplıydı?

A)Yemyeşil ağaçlarla, bin bir türlü çiçeklerle C)Yemyeşil yosunlarla, taşlarla

B) Uçsuz bucaksız kumsallarla D)İrili ufaklı balıkçı motorlarıyla


2.) Dağlardaki pınarlardan çıkan buz gibi sular nasıl akardı?

a) yavaş yavaş b) şırıl şırıl C) çoşkun d) hırçın hırçın


3.) Adada aşağıdaki ağaçlardan hangileri vardır?

a) çam b) kavak C) gürgen d)meyve


4.) Hangisi Güneşli Ada’daki insanların özellikleriyle örtüşür?

a) tembel-utangaç b) kötümser-üzgün C) inatçı-mutsuz c)çalışkan –iyi yürekli


5) Ada halkı hangi meslekle uğraşmazdı?

a) denizcilik b) balıkçılık c) bahçe işleri d) tarım


6) İnsanlar limana niçin koştu?

a)Dev dalgaları görmek için b)Denize girmek için

C)Gemiyi görmek için c)Balık tutmak için


7) Aşağıdaki sözcüklerden hangisinin anlam kapsamı daha geniştir?

a)Uçak b)Tren c)Taşıt d)Otomobil


8. “Bu öyküyü bana babam anlattı.”cümlesinde altı çizili olan sözcüğün yerine aşağıdakilerden hangisini yazarsak cümlenin anlamı bozulmaz.?

a) hikayeyi b)şapkayı c)yürümeyi d)durmayı


9.. “Bu sınıfın en uzun……………öğrencisi kim?” cümlesinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi yazılabilir?

a)kısa b)boylu c)sarışın d)esmer


10. “Benim kırmızı kurdelemi kim gördü?” cümlesinde bir varlığın ismi olan kelime hangisidir?

a)gördü b)kim c)kırmızı d)kurdele


11. “Bir elin nesi var iki elin sesi var.” atasözünün anlamı aşağıdakilerden hangisidir?

a) Çok insanın olduğu yerden zarar gelebileceği. b)Tek başına her güçlüğün yenilebileceği.

c) Güçlüklerin birlikte yenilebileceği d )Bir işin tek başına zorlanarak da olsa yapılabileceği


12. “yat” sözcüğü hangisinde farklı anlamada kullanılmıştır?

a)Komşularımızın yatı ile Boğaz’da tur attık. b)Babam yatmadan önce dişlerini fırçalar.

c)Ben okul günleri erken yatarım. d)Annem dün gece teyzemlerde yattı.


13. .“temiz” sözcüğü aşağıdaki ifadelerin hangisinde farklı bir anlamda kullanılmıştır?

a)Önlüğü çok temiz b)Kırlarda temiz hava alalım.

c)Annesinden temiz bir dayak yemiş. d) Bardaklar temiz yıkanmış.


14. “soğuk” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecaz anlamıyla kullanılmıştır?

a)Sınıfta öğrencilerin öğretmenle arası çok soğuk. b)Bu kış sınıfımız çok soğuk.

c)Annemin yatığı yemekler soğumuş. d)Odanın içi çok soğuk olmuş.


15. “Balık çok taze.” cümlesinde “taze” kelimesinin yerine aşağıdakilerden hangisini yazarsak cümlenin anlamı tamamen zıt anlam taşır?

a)nefis b)bayat c)kokmuş d)eski


16. “Yazılış ve okunuşları farklı ,anlamları aynı olan sözcüklere eş anlamlı sözcükler denir” aşağıdaki kelime ikililerinden hangisi buna örnek değildir?

a)yüzyıl-asır b)sene-yıl c)çiçek-gül d)yetenek-kabiliyet


17. “Resimleri salona mı astın ( )” cümlesinde parantezle belirtilen yere hangi noktalama işareti konmalıdır?

a)Soru işareti b)Ünlem c)Nokta d)Üç nokta


18 .Hangi seçenekte ( ‘ ) kesme işareti yanlış kullanılmıştır?

a)Annesi, Ahmet’e bilgisayar aldı. b)Emine’ler akşam bize misafir olacaklar.

c)Büşra’nın kazağı çok güzel. d)Türkiye’nin kültür merkezi Kapadokya’dır.


19. “Göz yummak” deyiminin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?

a)Gözünü kapamak b)İşaret etmek c)Görmezlikten gelmek d)Farkında olmadan görmemek


20.Aşağıdaki sözcük çiftlerinden hangisi diğerlerinden farklıdır?

a) al-kırmızı b)hürriyet-özgürlük c)iyi-kötü d)isim-ad


21. .söyleyeyim(1),kim(2),arkadaşını(3),olduğunu(4),ba na(5),söyle(6),sana(7)

Yukarıda numaralanmış sözcüklerden anlamlı ve kurallı bir tümce oluşturmak için sıralama nasıl olmalıdır?

a)1-4-2-5-3-6-7 b)7-3-2-1-6-4-5 c)5-3-6-7-2-4-1 d)5-6-3-2-4-7-1


22. “Büyük bir özlemle, büyük bir istekle, sabırsızlıkla beklemek.” Anlamında kullanılan deyim aşağıdakilerden hangisidir?

a)dört gözle beklemek b)dört elle sarılmak c)dört gözle ağlamak d)dört gözle bakmak


23. “gemi” ile “kaptan” sözcükleri arasındaki ilişkiye benzer bir ilişki“uçak” ile aşağıdakilerden hangisi arasında vardır?


a)hava alanı b)helikopter c)pilot d)hava limanı


24. “Bu maaşla nasıl geçineyim.” tümcesinde aşağıdaki duygulardan hangisi anlatılmaktadır?

a)acıma b)yakınma c)sevgi d)mutluluk


25. Selimiye, Süleymaniye ve birçok ünlü Türk eserlerini yapan mimarımız kimdir?

a) Mimar Sinan b) Mimar Sultan c) Mimar Süleyman d) Mimar Selim

Devamını Oku

*

4. sınıf Türkçe Dersi Etkinlikleri

Devamını Oku

*

4. Sınıf Anlatım Bozuklukları


ANLATIM BOZUKLUKLARI

Her cümle belli bir düşünceyi, duyguyu aktarmak için kurulur. Bu cümlenin, ifade edeceği anlamı açık ve anlaşılır bir biçimde ortaya koyması gerekir. Ayrıca cümle mümkün olduğunca gereksiz unsurlardan arındırılmış olmalıdır bu cümle. İşte bu özelliği göstermeyen cümleler, anlatım bakımından bozuktur.


1. Gereksiz Sözcüklerin Kullanılması

Cümlede gereksiz sözcük kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar. Bir cümlede gereksiz sözcük bulunduğunu anlamak için, sözcük cümleden çıkarılır. Bu durumda cümlenin anlam ve anlatımında bir bozulma oluyorsa o sözcük gerekli, olmuyorsa gereksizdir.

“Satıcı burnu havada, kendini beğenmiş biri.”

cümlesinde “burnu havada” sözünün verdiği anlamla “kendini beğenmiş” sözünün verdiği anlam aynıdır. Öyleyse bu cümlede bu iki sözden biri gereksizdir. Cümleden çıkarılmalıdır.

“Yaklaşık beş yıl kadar bu Edirne'de oturduk.”

cümlesindeki “yaklaşık” sözcüğü ile “kadar” sözcüğü cümleye aynı anlamı katmıştır. Bu nedenle bu iki sözcükte biri cümleden çıkarılarak anlatım bozukluğu giderilmelidir.


Bir cümlenin anlamı içinde bulunan başka bir sözü cümlede kullanmak da gereksiz sözcük kullanımına girer. Cümlede böyle bir sözcük varsa, o cümle de anlatım bakımından bozuktur.


“Dışarı çıkmak istediğini kulağıma alçak sesle fısıldadı.”

cümlesindeki “fısıldadı” sözcüğü zaten “alçak sesle” yapılan bir eylemdir. Bu nedenle ayrıca bir “alçak sesle” sözüne gerek yoktur. Bu nedenle bu söz cümleden çıkarılarak anlatım bozukluğu giderilmelidir.

“Eve arkadaşı ile birlikte geldi.”

cümlesindeki ile edatı cümleye birliktelik anlamı kattığı için ayrıca bir birlikte sözcüğüne gerek yoktur. Bu nedenle bu sözcük cümleden çıkarılarak anlatım bozukluğu giderilmelidir.


2. Sözcüklerin Yanlış Anlamda Kullanılması

Bazen sözcükleri yanlış şekilde başka bir anlama gelen bir sözcüğü o anlamının dışında kullanırız. Bu tür kullanımlar cümlenin anlamını etkiler.

“Futbolcu, attığı muhteşem golle takımının galip gelmesine neden oldu.”

cümlesindeki “neden olmak” eylemi daima olumsuz anlamlar verecek biçimde kullanılır. Oysa maçın kazanılması olumlu bir durumdur. Öyleyse “neden oldu” sözü bu cümlede yanlış kullanılmıştır. Bunun yerine cümle “...gelmesini sağladı.” şeklinde bitirilebilir.

“Tanımadıkları bir ortama gelen kişiler ilk başlarda çekimser olur.”

cümlesindeki “çekimser” sözcüğü yanlış anlamda kullanılmıştır. Bu sözcük görüş bildirmekten çekinmek anlamındadır. Oysa cümlede verilmek istenen anlam “ürkek, sıkılgan”dır. Öyleyse bu cümlede “çekingen” sözcüğü kullanılmalıdır.


3. Deyim Yanlışlığı

Bir cümlede deyimin yanlış yerde kullanılması da cümlenin anlamını bozar.

“Başarılı çalışmalarıyla kısa sürede yöneticilerinin gözüne batmayı bilmişti.”

cümlesinde “göze batmak” deyimi yanlış kullanılmıştır. Çünkü bu deyim “başkalarının çekemeyeceği bir yüksekliğe erişmek veya görünüşüyle başkalarını tedirgin etmek” anlamındadır. Yani olumsuz durumları anlatmakta kullanılır. Oysa cümlede, kişinin olumlu bir özelliği anlatılmaktadır. Öyleyse cümlede “çalışkanlığı, becerikliliği ile büyüğünün sevgi ve güvenini kazanmak” anlamına gelen “gözüne girmek” deyimi kullanılmalıydı.


4. Sözcüklerin Yanlış Yerde Kullanılması

Bazen sözcük doğrudur ancak cümlede bulunduğu yer doğru değildir. Bu durum cümlenin anlamını bozar.

“Yeni durağa varmıştım ki otobüs geldi.”

cümlesinde “yeni” sözünün yeri anlatımda bozukluğa yol açmıştır. Çünkü burada söylenmek istenen, durağın yeniliği değil, durağa varmanın yeni, henüz yapıldığıdır. Cümlenin doğrusu:

“Durağa yeni varmıştım ki otobüs geldi.”

şeklinde olmalıdır.


5. Anlamca Çelişen Sözcüklerin Kullanılması

Anlamca çelişen sözcüklerin aynı cümlede kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.

“Şüphesiz Türkiye geleceğin süper bir ülkesi olabilir.”

cümlesindeki “şüphesiz” kelimesi kesinlik anlamında olmasına rağmen; “olabilir” sözcüğü olasılık, ihtimal anlamındadır. Bu nedenle ülkemiz hakkındaki kişinin görüşünde bir çelişki ortaya çıkmaktadır. Bu iki sözcükten biri cümleden çıkarılarak anlatım bzoukluğu giderilebilir.


6. Tümleç Eksiklikleri

Cümlede, kullanılması gereken bir ögenin bulunmaması, anlatım bozukluğuna yol açar. Bu, daha çok ortak kullanılan ögelerde görülür. Çünkü Türkçe’de her fiil, ögeleri aynı eklerle kendine bağlamaz.

“Türkçe öğretmeninin yanına gitti, bir soru sordu.”

cümlesindeki ögeleri inceleyelim: “gitti” ve “sordu” yüklemdir. Giden ve soran kişi yani “o” gizli öznedir. Yani “o” ögesi her iki yüklemin ortak ögesidir. Bu ortak ögeyi yüklemlerle kullanalım. “Türkçe öğretmeninin yanına gitti.” doğrudur; ancak “Türkçe öğretmeninin yanına soru sordu.” denemez, “Türkçe öğretmenine soru sordu veya ona soru sordu.” olmalı. Yani ikinci cümleye bir dolaylı tümleç gerekmektedir.

“Bebeğe sevgiyle baktı, sevdi.”

cümlesinde nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır. Bu bozukluk ikinci cümleye “onu” sözcüğü getirilerek giderilir:

“Bebeğe sevgiyle baktı, onu sevdi.”


Sıralı isim cümlelerinde ekfiilin kullanılması da bazen bozukluğa yol açar.


“Kardeşimin boyu uzun, kilosu fazla değildi.”

cümlesinde iki yargı vardır: Kardeşimin boyunun uzun olduğu, aynı zamanda kilosunun fazla olmadığı, yani kilosunun az olduğu. Oysa cümlede “uzun” sözcüğü yüklem gibi kullanılmadığından “değildi” edatına bağlanıyor ve böylece çocuğun uzun boylu olmadığı anlamı çıkıyor. Bunu düzeltmek için “uzun” sözcüğü “uzundu” şekline getirilmelidir.


7. Özne - Yüklem Uyumsuzluğu

Türkçe'de bazı özneler olumlu, bazıları olumsuz anlamlar verir. Buna göre yüklemlerin de olumlu, olumsuz çekimlenmesi gerekir.

“Kimse gelmemiş, maça gitmiş.”

cümlesinde “gelmemiş” olanlar ile “gitmiş” olanlar aynı ancak “kimse” olumsuz bir öznedir ve yüklemi daima olumsuz çekimlenir. Oysa “gitmiş” olumlu bir çekimdir. Yani ikinci cümle özneyle uyum sağlamamıştır. Buna “hepsi” şeklinde bir özne getirilmelidir.


Cümlede öznenin ifade ettiği şahıslarla yüklemin bildirdiği şahıs arasında bir uyum olmalıdır.


“Bu soruyu ancak ben ve sen çözebiliriz.”

(biz)

“Ödülü sadece ben ve sınıf arkadaşım kazanmıştık.”

(biz)

“Sen ve kardeşin hangi okulda okuyorsunuz?”

(siz)

“Sen hatta hepiniz bana yardım edin.”

(siz)

“Sen ve arkadaşların beni iyi dinleyin.”

(siz)

“Kardeşim ve annem okula gitti.”

(onlar)

cümleleri buna örnektir.


Öznenin insan ya da başka varlıklar olması da yüklemin tekil veya çoğulluğunu etkiler. Eğer özne bitkiler, hayvanlar, cansız varlıklar ya da soyut kavramlarsa, yüklem daima tekil olur. İnsanlar çoğul özne olduğunda ise yüklem tekil veya çoğul olabilir.


“Kuşlar ağaçlarda ötüyorlar.”

değil,

“Kuşlar ağaçlarda ötüyor.”

olmalı.

“Korkular üzerine gidildikçe azalırlar.”

değil “azalır.” olacak.

“Öğrenciler öğretmeni dinliyor.”

şeklinde de doğrudur, “dinliyorlar.” şeklinde de.


Türkçe'de sıfatlar çoğul anlam verirse isimler çoğul eki almaz. Bu özellik genellikle belgisiz sıfatlarda görülür.


“Birçok insanlar bu kitabı beğendi.”

cümlesinde “birçok” sıfatı çoğul bir anlam verdiği hâlde “insanlar” sözü de çoğul eki almıştır. Cümleden çoğul eki çıkarılmalıdır.

Devamını Oku

*

4. Sınıf Türkçe Büyük ünlü uyumu sunusu


4. Sınıf Türkçe Büyük ünlü uyumu sunusu


http://rapidshare.com/files/112654161/bu...u.rar.html


Alıntıdır

Devamını Oku

*

4. Sınıf Türkçe Test Soruları

Devamını Oku

*

4. Sınıf 2. Dönem Türkçe Dersi Ünite Değerlendirme Formları


4. Sınıf 2. Dönem Türkçe Dersi Ünite Değerlendirme Formları


http://rapidshare.com/files/195231110/4....rmeler.zip

http://www.4shared.com/file/84943780/7bf...d=38bc838a



Devamını Oku

*

4. Sınıf 2. Dönem, Türkçe Yazılı Soruları

Devamını Oku

*

4. Sınıf Türkçe Değerlendirme Ölçekleri


4. Sınıf Türkçe Değerlendirme Ölçekleri



4.SinifDegerlendirmeOlcekleriturkce.rar

Devamını Oku

*
Academics Art History  Blogs - BlogCatalog Blog DirectoryAcademics Blogs - Blog Top Sites