Blogda Aramak İçin TIKLAYINIZ

Yükleniyor...

Cumhuriyet Bayramı/ Öyküler


CUMHURİYET BAYRAMI

( ÖYKÜ,OYUN,DRAMATİZE)




- Selin


- Babası


- Annesi


- Törene katılanlar.




Selin o sabah erken uyanmıştı. Sabırsızlıkla babasının uyanmasını bekliyordu. Günlerden pazar olduğu için herkez evdeydi. Selin o gün bayrama gitmek istiyordu. Elini yüzünü yıkadı, elbiselerini giydi. Sedece kahvaltı edip, ayakkabılarını giymek kalmıştı ve tabi bir de babasını bayrama gitmeye razı etmek.


Biraz sonra babasının sesini dydu.


- Babacığım, babacığım!...


- (Babası şaşkınlıkla) Günaydın kızım, neden bu kadar erken uyandım?


- Babacığım eğer bugün işin yoksa beni bayrama götürürmüsün?


- Selinciğim bir yanlışlık olmalı bugün bayram değil ki.


- Biz istesek olmaz mı?


- Bak kızım insanların her istedikleri zaman bayram olmaz. Bayramalar çok özel günlerdir. Bazı olayları kutlamak için belirli günler bayram olarak kabul edilmiştir.


Selinin canı sıkılmıştı. Kendisini bayram için hazırlamıştı.


- Babası - Dur bakalım hemen yüzünü asma. Önümüzdeki hafta cumhuriyet bayramı var. Söz veriyorum, seni götüreceğim. Şimdi kahvaltını yap bahçede güzel güzel oyna.


Nihayet bayram sabahı geldi. Selin'le babası erkenden kalktılar. Evlerinin balkonlarına bayraklarını astılar. Herkes bunu yapmıştı. Her tarafta bayraklar asılıydı. Babasıyla Selin evden çıkıp törenin yapılacağı yere geldiler.


Meydanın etrafındaki büyük binalara büyük Atatürk ve büyük bayraklar asılmıştı.


Biraz sonra bir bando marşlar çalarak geldi. Tören başlamıştı. Büyükler, gençler,çocuklar konuşmalar yaptılar, şiirler okundu. Bando marş çalmaya başladı. Ayaklarını yere rap rap diye vurararak askerler geçti. Selin ne kadar düzgün yürüdüklerini düşündü. İzciler, öğrenciler, tanklar, top arabaları, efeler, atlı süvariler sırayla seyircilerin önünden geçiyor, herkes onları yürekten sevgiyle alkışlıyordu.


Gökyüzünde hızla giden uçakların sesi, rengarenk paraşütler herşey o kadar güzeldi ki, Selin hepsini coşkuyla alkışlıyordu.


Tören bitmişti. Eve döndükleri zaman gördüklerini heyecanla annesine anlatırken avauçlarının acıdığını hissetti.Bu alkışlamaktan olmalıydı. Elini ovuşturdu ve gördüklerini düşünerek gülümsedi.




Özgör DEMİRAL



CUMHURİYET BAYRAMINDA BİR DEDE ( ÖYKÜ )




Ayşe'nin dedesi yaşlanmıştı. Ara sıra günleri, ayları şaşırıyordu. Ayşe dedesini yoklamak istedi:


- Dedecğim, dedi, yarı ne olacak biliyormusun?


Dede:


- Yarın mı? Yarın ne olabilir ki! Bugün çarşamba olduğuna göre yarın da perşembedir.


Ayşe güldü:


- Yok yok dedeciğim! Yarın çok önemli bir gün. Hatırlamaya çalış. Sen o zamanlar henüz çocuktun.


Dede heyecanlandı:


- Dur Ayşe , dur hele! Sen beni altmış beş yıl öncesine götürmeye çalışıyorsun.


- Öyle yapıyorum canım dedeciğim.


- O günleri bir daha yaşamayalım.


- O günleri bir daha yaşamak isteyen yok ama, unutanlar oluyor.


Dede,elini dizlerine vurdu:


- Ayşe! Ayşe ! Beni gene dalgın yakaladın ! O günleri hiç unuturmuyum? Yarın 29 Ekim...Cumhuriyet Bayramı.


Ayşe dedesinin boynuna sarıldı. Beyaz sakallarını öptü:


- Bugünü sizlere borçluyuz ! dedi.


- Biz ne yaptık ki kızım? Ne yaptılarsa, bizden büyük yaşta olanlar yaptılar...




*
Academics Art History  Blogs - BlogCatalog Blog DirectoryAcademics Blogs - Blog Top Sites